Haber ve Tanıtım Merkezi

Globalden yerele vazgeçilmeyen tat kahve

Kahve, tarih boyunca farklı kültürleri bir araya getirirken sosyal bağları güçlendiren önemli bir içecek olarak karşımıza çıkıyor. Osmanlı döneminden Avrupa’ya ve günümüzde Türkiye’ye uzanan yolculuğunda, kahve kültürü büyük bir çeşitlilik kazanmış ve Türkiye, son 5 yılda 1,5 milyar dolarlık ithalat ve 155 milyon dolarlık ihracatla dünya pazarında önemli bir aktör haline gelmiştir. Türk kahve sektörü temsilcileri de, başta Türk kahvesi olmak üzere yerel pazarın ve üreticilerinin uluslararası alanda daha fazla tanınması için faaliyetlerini sürdürüyor.

Kahve, farklı kültürleri bir araya getiren ve sosyal bağları güçlendiren bir unsur olarak tarih boyunca farklı coğrafyalarda ve toplumlarda çeşitli şekillerde ortaya çıkmıştır. Birçok kültürde önemli bir rol oynayan kahvenin hikayesi ise Etiyopya’da yer alan Kaffa bölgesine dayanmakta. Efsaneye göre, 9. yüzyılda yaşayan Etiyopyalı bir keşiş olan Kaldi’nin keçileri, kahve çekirdeklerini yiyerek enerji kazanmış, Keşiş Kaldi de bu enerji artışını fark ederek çekirdekleri toplamış ve onlardan içecek yapmayı denemiştir. İşte bu olay, kahvenin tarih sahnesine çıkmasının ilk adımları olmuştur.

Osmanlı İmparatorluğu kahve ile nasıl tanıştı?

Kahvenin Osmanlı İmparatorluğu’na girişi ise Yemenli tüccarlar aracılığıyla gerçekleşti. Kahve ilk zamanlarda Arap toplumu içerisinde bir sosyalleşme aracı olarak kabul görse de İstanbul’da 1554 yılında açılan ilk kahvehaneden itibaren toplulukları bir araya getiren ve sosyal etkileşimi teşvik eden bir içecek haline geldi. Zamanla kahvehaneler, Osmanlı toplumunda bilgi alışverişi, tartışmalar ve sosyal etkileşimin merkezi haline geldi. Kahve içmek, bir araya gelmek ve sohbet etmek, Osmanlı kültürünün vazgeçilmez bir parçası oldu.

Avrupa’da lüks ve zarafetin simgesi

Kahve, 17. yüzyılda Avrupa’ya yayılmaya başladığında ise kısa sürede bir lüks ve zarafet sembolü haline geldi. Kahvehaneler hızla popülerlik kazandı. Özellikle İngiltere, Fransa ve Hollanda’da kahvehaneler, entelektüellerin, sanatçıların ve tüccarların buluşma noktaları haline geldi. Aydınlanma döneminde, filozoflar, yazarlar ve sanatçılar, kahvehanelerde toplanarak fikir alışverişinde bulundular. Bu dönemde kahve, bilgiye açlık duyanların ve entelektüellerin bir araya geldiği bir ortam haline geldi. Kahve, Avrupa’da bir lüks ve zarafet sembolü haline gelirken, kahve kültürü de hızla yayıldı.

Kahve kültürü zenginleşiyor

Günümüze geldiğimizde ise kahve kültürü özellikle özel kahve dükkanları, mikro kahve kavurucuları ve kahve festivalleri aracılığıyla büyük bir çeşitlilik ve zenginlik kazandı. Kahve kültürü, içeceğin sosyal, kültürel ve ekonomik etkileriyle birlikte günden güne gelişimini sürdürüyor. Her bir fincan kahve, geçmişin ve geleceğin birleşim noktasını temsil ederken, özel kahve dükkanları, baristaların yaratıcılığı, farklı kahve çekirdekleri ve demleme yöntemleri, kahve içme deneyimini bir sanat haline getiriyor.

Son 5 yılda Türkiye’nin kahve ithalatı 1.5 milyar dolara, ihracatı ise 155 milyon dolara ulaştı

Her yıl 1 Ekim’de kutlanan “Dünya Kahve Günü”nde, geçen yıla göre fiyatlar zirve yaparken; üretim, tüketim ve ihracatta artış yaşandı. Bu etkinlik, kahvenin ekonomik değeri ve sosyal etkileri hakkında farkındalık yaratmayı amaçlarken, sürdürülebilir üretimin önemine de dikkat çekiyor. Türkiye, kendi topraklarında kahve çekirdeği yetiştirmese de, işleyerek ihracat yapan bir ülke. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’ndan alınan verilere göre, son 5 yılda Türkiye’nin kahve ve kahveli ürünler ihracatı toplamda 155 milyon dolara ulaştı. Kahve ihracatı, 2020’de 20,2 milyon dolardan, 2023’te 39,7 milyon dolara yükseldi. 2023 yılının Ocak-Ağustos dönemindeki ihracat ise 34,5 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Kahve 146 ülkede

Türkiye’nin kahve ihracatına en fazla talep gösteren ülkeler ise yıllara göre değişiklik gösteiyor. Geçen yıl en fazla ihracat yapılan ülkeler arasında Amerika Birleşik Devletleri, Hollanda, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Belarus ve Suudi Arabistan yer alırken, bu dönemde Türkiye’nin kahveleri 146 ülkede tüketildi. 2024 yılının ilk 8 ayında ise Belarus, KKTC, Suudi Arabistan ve Azerbaycan en çok tercih edilen ülkeler arasında bulundu.

1,5 milyar dolarlık alım

Türkiye’nin kahve ithalatı son 5 yılda toplam 1 milyar 504 milyon dolara ulaştı. 2020’de 187,6 milyon dolar, 2021’de 221,1 milyon dolar, 2022’de 374 milyon dolar ve 2023’te 437 milyon dolarlık ithalat gerçekleştirildi. 2023 yılının Ocak-Ağustos döneminde ise ithalat 285 milyon dolar olarak kaydedildi. Türkiye’nin en fazla kahve satın aldığı ülkeler arasında Brezilya, Hollanda ve Almanya öne çıkıyor.

Toplumsal cinsiyet eşitliği ve sürdürülebilirlik kafe tercihlerini belirliyor

De la Pau Coffee Co.’nun Kurucusu Serap Akçay, pandeminin ardından kafelerin sosyalleşme alanının ötesine geçerek iş hayatının ve yaratıcılığın merkezi haline geldiğini belirtti. Akçay, kafelerin artık sadece kahve içilen yerler olmadığını, iş bağlantılarının kurulduğu ve yaratıcı iş birliklerinin yapıldığı üretkenlik merkezleri haline geldiğini vurguladı. Ayrıca, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sürdürülebilirliğin kafe tercihlerini şekillendirdiğini ifade eden Akçay, kadınların yüzde 65’inin toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen mekanları tercih ettiğini söyledi. De la Pau Coffee Co.’da ise müşteri profilinin yüzde 55’inin kadın, yüzde 45’inin erkek olduğunu aktardı. Estetik ve konforun yanı sıra toplumsal sorumluluk ve sürdürülebilirlik uygulamalarının da önem kazandığını vurgulayan Akçay, organik ve katkısız ürünlere olan talebin arttığını ve geri dönüşüm sistemlerinin etkin bir şekilde uygulanmasının gerektiğini belirtti. Sürdürülebilirliğin artık bir trend değil, iş modelinin vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini sözlerine ekledi.

Türk kahvesi Arzum için bir tutku meselesi

Arzum ve Arzum OKKA olarak Türk kahvesi kültürünün dünya çapında bilinirliğini artırmak için büyük çaba sarf ettiklerini belirten Arzum CEO’su Murat Kolbaşı, “Kültürümüzün derinlerine işlemiş olan eşsiz bir hazinemiz var, ancak bu hazinenin dünyada hak ettiği yere ulaşmadığını üzülerek ifade etmeliyim. Son yıllarda Türk kahvesinin bilinirliği artmış olsa da, 500 yıllık geçmiş için bu yeterli değil. Herkesin üzerine düşen önemli görevler var. Yurt dışına gittiğimde özellikle Türk kahvesi sipariş ediyorum; bu sayede talep oluşturarak Türk kahvemizin dünya içecek menülerine girmesine katkıda bulunmayı umuyorum. Küçük adımlarla Türk kahvesini dünyanın en tanınan kahveleri arasına yerleştirebiliriz ve böylece Türk kahvesi dünya sahnesinde hak ettiği yeri alır.” ifadeleriyle Türk kahvesinin önemine ve daha fazla tanınması gerektiğine dikkat çekti.

Hepsiburada’nın en popüler kahve çeşitleri

Hepsiburada, Dünya Kahve Günü’nde, kahveseverlerin en çok tercih ettiği kahve çeşitleri ve ekipmanlarını açıkladı. Evde kahve demleme trendinin artması, Hepsiburada’nın kahve satışlarında yüzde 81 ciro artışına yol açtı. En popüler kahveler arasında Espresso, House Blend, Colombia, Dark Roast ve Arabica bulunurken, klasik Türk kahvesinde orta kavrulmuş tat öne çıkıyor. Ayrıca, hazır ve kapsül kahvelere ilgi artarken, termos kullanımı da kahveseverler arasında yaygınlaşıyor.

e-dergi için tıklayın

EN ÇOK OKUNANLAR