GÜSOD Başkanı ve TAV Güvenlik Genel Müdürü Turgay Şahan, özel güvenlik sektörünün büyüme dinamiklerini, nitelikli insan kaynağı ihtiyacını ve yapay zekânın sektöre etkisini değerlendirdi. Şahan, teknolojinin güvenlik görevlisinin yerini almak yerine insan kaynağını destekleyeceğini belirterek, sektörün geleceğinde eğitim, teknoloji ve çalışma koşullarının belirleyici olacağına dikkat çekti.
“Güvenlik sektörünün geleceği insan, eğitim ve teknoloji ekseninde şekillenecek.”
Güvenlik sektörünün bugün en önemli gündem maddeleri neler? Sektörün büyümesini ve hizmet kalitesini etkileyen başlıca gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye’de bugün 1.435’in üzerinde özel güvenlik şirketi bulunmakta. Yaklaşık 850.000 civarında özel güvenlik kimliğine sahip kişi olmasına rağmen, sektörde aktif olarak 375.707 kişi özel güvenlik görevlisi hizmet veriyor. Sektörümüz Avrupa’da 47 milyar Euro büyüklüğe erişti, bu hacim Türkiye’de ise 5 milyar Euro seviyesinde. Ülkemizdeki özel güvenlik sektörü pazarı da büyümeye devam ediyor.
Sektörümüzde iyileştirilmesi gereken en önemli konuların başında eğitimli ve nitelikli personel eksikliği geliyor. Özel güvenlik sektörü çalışanlarının çoğunluğu gençlerden oluşmakta. Özel güvenlik görevlilerinin yaş ortalaması 25-35 arasında. Sahada fiilen görev yapan özel güvenlik görevlilerinin eğitim seviyesi/tahsillerine bakıldığında genelde lise mezunu olduğu görülüyor. Son dönemde üniversitelerin meslek yüksekokullarında bulunun özel güvenlik bölümümden mezun olanlarında görev almaya başlamasıyla birlikte eğitim seviyelerinde gözler görülür bir yükselme de gözlenmekte.
Özel güvenlik görevlisi olarak hizmet verenler, asgari ücret seviyesinde maaş almaları ve özlük hakları gibi nedenlerden dolayı sık sık iş değiştiriyor. Dolayısıyla özel güvenlik şirketleri sürekli olarak yeni personel arayışına giriyor ve bu da ‘talep çok’ algısına yol açıyor. Bizler de GÜSOD olarak, devletin de özel güvenlik sektörüne yönelik politikalarını ve düzenlemelerini gözden geçirmesi, çalışanların haklarını güvence altına alacak adımların atılması adına resmi makamlarla temaslarımızı sürdürüyor ve bu doğrultuda somut çalışmalar yürütüyoruz.
Güvenlik hizmetlerinin tesis yönetimiyle giderek daha fazla entegre olduğunu görüyoruz. Bu iki alan arasındaki iş birliği, işletmeler açısından nasıl yeni bir değer yaratıyor?
Son dönemde yapay zeka destekli video analitik sistemleri sayesinde yüz ve plaka tanıma gibi uygulamalar giderek yaygınlaşıyor. Otomasyon ve dijital entegrasyonla manuel süreçler azalırken, operasyonların hız ve doğruluğu artış gösteriyor. Kritik tesislerde siber güvenlik ve fiziksel güvenliğin birlikte değerlendirilmesi de büyük önem taşıyor. Bu paralelde; fiziksel sistemlerin siber tehditlere karşı korunmasını sağlayan hibrit güvenlik çözümleri de yaygınlaşıyor. Değişen güvenlik ihtiyacının bu şekilde çeşitlenmesi ve karmaşıklaşması, güvenlik sektörünün de sürekli olarak gelişmesini ve yenilikçi çözümler üretmesini gerektiriyor. Bizler de GÜSOD olarak; çalışanlarımız ve sektörümüzün geleceğini ilgilendiren bütünleşmiş güvenlik hizmetlerinin, yapay zekâ ve teknoloji paralelinde nasıl bir değişim yaşayacağı konusuna odaklanmayı sürdürüyoruz.
Yapay zekâ güvenlik personelinin yerini mi alacak, yoksa insan kaynağını daha güçlü hale getiren bir araç mı olacak? Önümüzdeki dönemde görev tanımları nasıl değişebilir?
Önümüzdeki dönemde sektördeki teknolojik donanımlarla birlikte özellikle yapay zekâ başta olmak üzere drone kullanımı ve biyometrik güvenlik sistemlerinin ön planda olacağını düşünüyoruz. Bu nedenle de yapay zekâ ve makine öğrenimi gibi teknolojilerin sektörümüzde daha fazla benimsenmesi gerekiyor. Bu paralelde, özel güvenlik hizmetlerinde yapay zekaya dayalı mühendislik faaliyetleri, yeni nesil güvenlik teknolojileriyle bütünleşmiş güvenlik uygulamalarının kullanımının teşviğine yönelik yasal düzenlemeler yapılarak, bu yönde kullanılacak teknolojilerin eğitimlere eklenmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Bu açıdan bakıldığında, yapay zekâ bazı görevlerin yaklaşık %20’sini insandan bağımsız olarak üstlenirken, kalan %80’lik bölümde güvenlik personelinin yerini almak yerine, onu destekleyici ve tamamlayıcı bir rol üstlenecektir. Böylece insan gücüyle yürütülen iş ve işlemlerin daha hızlı, verimli ve etkili şekilde gerçekleştirilmesini sağlayarak güvenlik personelinin operasyonel yetkinliğini ve performansını artıracaktır.
Güvenlik sektöründe istihdamı artırmak ve mesleği daha cazip hale getirmek için hangi adımlar atılmalı?
Özel güvenlik sektörü Türkiye’nin en büyük istihdam yaratan sektörleri arasında ilk sıralarda yer almakta. Ülkemizde sektörün hacmi genişlese de halen aktif olarak ciddi bir istihdam açığı var. Genel kolluğa destek ve yardımcı olan özel güvenlik görevlileri, güç koşullarda ve uzun mesai saatlerinde çalışıyor. Özel güvenlik görevlilerinin çalışma koşullarının zorluklarının yanı sıra düşük ücret politikalarının uygulanması da istihdam açığını büyütüyor. Çalışma şartlarının ve özlük haklarının iyileştirilmemesi ne yazık ki deneyimli ve nitelikli iş gücü kaybına neden oluyor. Ücretlerin artırılması, özlük ve yan hakların iyileştirilmesi çalışanların motivasyonlarını artıracaktır, bu sayede sektörümüz de personel bulma konusunda zorluk yaşamayacaktır.
Son olarak, güvenlik sektörünün tüm paydaşlarına iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Özel güvenlik görevlisi pozisyonunun meslek olarak görülmesi için özellikle özlük ve yan haklar açısından talepler çok önemli. Bu sistemi yaşatacak özel güvenlik şirketlerinin yapılarının korunması için hizmet verme şekillerine verilecek kamu desteği de büyük önem taşımakta. Güvenlik hizmeti alım ve bu hizmeti yerine getirme kıstaslarında, kamuyla belirlenmiş riskler çerçevesinde minimum değerlerde kalmak ve üzerine koymak mantığı yaygınlaşmalı ve kabul görmelidir.