Haber ve Tanıtım Merkezi

Kurumsal şeffaflık ve ESG yatırımları Türkiye ekonomisi için yeni bir yol haritası

Küresel yatırımcıların ESG (çevresel, sosyal ve yönetişim) yatırımlarına verdiği önem, Türkiye’nin ekonomik dönüşümü ve enerji verimliliği hedefleriyle birleşerek sürdürülebilir büyüme için politika değişikliklerini kaçınılmaz kılıyor. Ekonomik, çevresel ve sosyal faydalar için teknoloji çözümleri ve bilinçli tüketim alışkanlıkları ise ön planda. EY (Ernst & Young)’ın araştırmasına göre yatırımcıların yüzde 92’si ESG yatırımlarından vazgeçmiyor; uzmanlar ise sürdürülebilir büyüme için ekonomik politika değişikliklerini şart görüyor.

Küresel ekonomi, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) yatırımlarının giderek artan önemi ile şekilleniyor. EY (Ernst & Young)’ın yayımladığı Kurumsal Yatırımcı Araştırması sürdürülebilirlik stratejilerinin yatırım kararlarında nasıl bir rol oynadığını ve bu raporları yatırım kararlarında nasıl kullandığını inceliyor. Sonuçlar, yatırımcıların ESG’ye dair söylemleriyle eylemleri arasında bir uyumsuzluk olduğunu ortaya koyuyor.

Yatırımcıların;

  • %88’i, şirketlerinin ESG bilgilerinden geçtiğimiz yıl daha fazla yararlandığını ifade etti. Bu, kurumsal raporlamadaki büyümeyi yansıtıyor; ancak ESG konularının karar alma süreçlerinde yeterince öncelikli olmadığını gösteriyor.
  • %85’i, yeşil aklamanın ve yanıltıcı sürdürülebilirlik performansı beyanlarının beş yıl öncesine göre daha büyük bir sorun olduğunu belirtiyor.
  • %93’ü, şirketlerin karbon azaltma ve sürdürülebilirlik hedeflerini başarıyla gerçekleştireceğine dair güven duyuyor. Ancak, EY’ın 2024 Küresel Kurumsal Raporlama Anketi’nde, finans liderlerinin sadece %47’si, kuruluşlarının sürdürülebilirlik önceliklerini ve hedeflerini zamanında yerine getireceğine inanıyor.
  • %36’sı, şirketlerin finansal olmayan raporlama alanındaki ilerlemesini yeterli bulmuyor.
  • %80’i, finansal olmayan raporların daha net ve anlamlı olması, diğer şirket raporlarıyla karşılaştırılması ve zıtlıkları ortaya koyması gerektiğini düşünüyor.
  • %64’ü, sürdürülebilirlik beyanlarının bağımsız denetime tabi tutulması gerektiğini savunuyor.
  • %57’si, ESG’nin kısa vadeli etkilerini değerlendirebildiklerini belirtiyor.
  • Uzun vadeli etkileri ve performansını analiz edebilecek donanıma sahip olduğunu söyleyenlerin oranı sadece %25 olarak öne çıkıyor. Bu durum, yatırımcıların ESG’ye olan yaklaşımlarında hem çelişkiler hem de önemli fırsatlar olduğunu gösteriyor.

EY Türkiye İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Hizmetleri Lideri Ece Sevin, yatırımcıların kısa vadeli getirilerle uzun vadeli ESG faydaları arasındaki tercihi konusunda daha derinlemesine entegrasyon gerektiğini vurguluyor. Şirketlerin ESG faktörlerini sadece söylemlerle değil, somut eylemlerle de güçlendirmeleri gerektiğini belirten Sevin, doğru bir şekilde ilerlenirse, iklim değişikliği projelerine yapılan yatırımlarda artış görülebileceğini söylüyor. Bu da iklim finansmanı için gereken desteği sağlarken, iklim değişikliğine karşı mücadelede önemli ve etkili sonuçlar yaratabilir.

Sürdürülebilir büyüme için ekonomi politikasında değişime ihtiyaç var

İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü tarafından düzenlenen “2024 Türkiye Ekonomisine Bakış ve 2025 Beklentileri” panelinde, küresel enflasyon, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, tedarik zinciri sorunları ve Türkiye ekonomisinin yapısal dönüşüm gereksinimleri ele alındı. Panelde konuşan akademisyenler, sürdürülebilir ekonominin gerekliliklerine dikkat çekti.

Prof. Dr. Serda Selin Öztürk, jeopolitik gerilimler ve pandemi sonrası dönemin etkilerinin Türkiye ekonomisine yansımalarını vurgulayarak, sürdürülebilirlik için para politikası ve mali disiplin hedeflerinin önemine değindi. Küresel ekonomik sorunların, sürdürülebilir büyüme hedeflerine yönelik politikaların şekillendirilmesinde etkili olduğu belirtildi. Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, sürdürülebilir büyüme için ekonomi politikalarında değişikliğe ihtiyaç olduğunu vurgularken, küresel korumacı politikaların artmasının, dünya ekonomisindeki büyüme oranlarını düşüreceğini dile getirdi.

Prof. Dr. M. Ege Yazgan ise Türkiye’nin enflasyon sorununu kontrol altına almak için faiz politikalarında değişiklik gerektiğini vurgulayarak, sürdürülebilir büyüme için ekonomik politikaların yeniden yapılandırılmasının önemine işaret etti.

Şirketlerin sürdürülebilirlik raporları

Sürdürülebilirlik, günümüzde iş dünyasının vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Şirketlerin sürdürülebilirlik politikaları doğrultusunda hazırladıkları raporlar, ESG performanslarını şeffaf bir şekilde paydaşlarıyla paylaşmalarını sağlıyor. Sürdürülebilirlik raporları, şirketlerin sürdürülebilirlik stratejilerini ve hedeflerini belirlemelerine, performanslarını izlemelerine ve paydaşlarına karşı hesap verebilirlik sağlamalarına yardımcı oluyor. Bu raporlar, şirketlerin sürdürülebilir bir gelecek inşa etme çabalarını şeffaf bir şekilde ortaya koyarak, sürdürülebilirlik konusunda liderlik etmelerine ve topluma daha yaşanabilir bir dünya sunmalarına katkı sağlar.

Biotrend Enerji 2,3 milyon dolar karbon kredisi geliri elde etti

Biotrend Enerji, ilk sürdürülebilirlik raporunu paylaştı. Yönetim Kurulu Başkanı İlhan Doğan, sürdürülebilirliği iş süreçlerinin merkezine koyduklarını ve önceliklendirme analiziyle ESG konularını ele aldıklarını belirtti. Şirketin CEO’su Özgür Umut Eroğlu ise 2023’te 2,3 milyon dolar karbon kredisi geliri elde ettiklerini ve döngüsel ekonomi stratejileriyle emisyon azaltımına destek olduklarını ifade etti.

Eczacıbaşı İlaç Sınai ve Finansal Yatırımlar enerji yoğunluğunu %10 azalttı

Eczacıbaşı İlaç Sınai ve Finansal Yatırımlar, bireye, topluma ve doğaya saygı ilkesiyle 2023 yılı sürdürülebilirlik çalışmalarını içeren ilk entegre raporunu yayımladı. Rapor, şirketin enerji tüketimi, atık yönetimi ve su kaynaklarının kullanımında gerçekleştirdiği iyileştirmeleri detaylandırıyor. Şirketin Türkiye’deki üretim tesislerinde kullanılan elektriğin tamamı yenilenebilir kaynaklardan temin edilirken, Gensenta üretim tesislerinde toplam atığın %87’si geri dönüştürüldü ve enerji yoğunluğu %10 azaltıldı. Şirketin CEO’su Emin Fadıllıoğlu, sürdürülebilirlik hedeflerine kararlılıkla ilerlediklerini belirtti.

IC Holding, 2023 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı

IC Holding, 2023 Sürdürülebilirlik Raporu’nu “Gelişimin Etkisi” temasıyla yayımladı. Grup, 2030 yılına kadar karbon emisyonunu 2022’ye kıyasla %27 azaltmayı hedefliyor. Rapora göre, iklim kriziyle mücadele için düşük karbonlu yol haritaları oluşturuldu. 350 milyon TL’lik kurumsal sorumluluk yatırımı yapılırken, 16 binin üzerinde öğrenciye burs desteği sağlandı. TREYSAN çatı GES panelleriyle 1,14 GW elektrik üretilirken, 781 ton karbon salımı önlendi. IC Holding CEO’su Can Çaka, sürdürülebilirliğin şirketin iş stratejisinin temelinde olduğunu belirterek, çevre ve toplum üzerindeki pozitif etkileri artırmaya odaklandıklarını ve daha yaşanabilir bir dünya için çabalarını sürdüreceklerini ifade etti.

Adel Kalemcilik, 2050’de karbon nötr olmayı hedefliyor

Adel Kalemcilik, 2023 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Şirketin CEO’su Oğuz Uçanlar, şirketin 2050 yılına kadar karbon nötr olmayı hedeflediğini, bu doğrultuda atık miktarını %50 azaltmayı, aynı oranda geri dönüşüm elde etmeyi ve petrol türevli plastik kullanımını tamamen ortadan kaldırmayı planladıklarını açıkladı. Şirket, FSC sertifikalı ağaçlardan üretilen kırtasiye ürünleri, yağmur suyu kullanımı ve döngüsel ekonomi uygulamalarının yanı sıra toplam AR-GE bütçesinin %20’sini çevresel projelere ayırdı.  “İyilik Ağacı” çatısı altında dezavantajlı bölgelerdeki çocuklar için kırtasiye ve eğitim projeleri hayata geçiren Adel Kalemcilik, çevre, enerji ve iklim politikaları doğrultusunda su yönetimi, biyoçeşitlilik korunumu ve döngüsel ekonomi alanlarında projeler geliştiriyor.

Şirketlerin sürdürülebilirlik politikaları ve toplumsal cinsiyet eşitliği

Sürdürülebilirlik, sadece çevresel hedeflerin ötesine geçmekle kalmıyor, sosyal eşitlik, ekonomik kalkınma gibi unsurları da kapsıyor. Toplumsal cinsiyet eşitliği ilkelerini benimsemek, şirketlerin sadece daha adil ve etik şekilde faaliyet göstermelerini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmada kritik bir rol oynar.

Lojistikte kadın istihdamı artıyor

CILT’nin (The Chartered Institute of Logistics and Transportation) kadın kanadı WiLAT (Women in Logistics and Transportation), lojistik ve taşımacılık sektöründe kadın istihdamını artırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Gerçekleştirilen çalışmalar doğrultusunda Türkiye’de kadın çalışan oranı, son üç yılda %9,1’den %11,2’ye yükseldi.

WiLAT’ın başlattığı Kadın Sürücüler Projesi, kadın sürücülerin sektöre kazandırılmasını ve sektördeki erkek egemen algının değiştirilmesini hedefliyor. Proje; sürücü adaylarının belirlenmesi, eğitim süreçlerinin planlanması, istihdamın sağlanması ve istihdam sonrası öğrenim süreçlerini kapsayan dört aşamadan oluşuyor. WiLAT Türkiye Başkanı Berna Akyıldız, kadın istihdamının artırılmasının sektörde fark yaratacağını vurgularken, Başkan Yardımcısı Esra Kıvrak ise bu projenin sürücü bulma sıkıntısına çözüm getireceğini belirtti. “5 yılda 5.000 Kadın Sürücü” hedefiyle yola çıkan proje, kadınlara istihdam ve kariyer fırsatları sunmayı amaçlıyor.

Şirketlerin diğer sürdürülebilirlik projeleri

Eksim Holding’den ‘Yeteri Kadar En Doğru Karar’ kampanyası

Eksim Holding, sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda israfla mücadele etmek için ‘Yeteri Kadar En Doğru Karar’ kampanyasını duyurdu. Gıda, su ve enerji israfına odaklanan kampanya kapsamında eğitim, tarım, atık yönetimi gibi alanlarda kamu ve sivil toplum iş birlikleriyle projeler hayata geçirilecek.

Hitit, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde işlem görmeye başladı

Hitit (HTTBT), sürdürülebilirlik çalışmalarıyla Borsa İstanbul Sürdürülebilirlik Endeksi’ne dahil oldu. Şirket, çevresel, sosyal ve yönetişimsel kriterlerde başarılı bir performans sergileyerek bu başarıyı elde etti. Şirketin geliştirdiği Crane.CA çözümü, havayolu şirketlerinin karbon emisyonlarını azaltma hedeflerini desteklerken; Türk Hava Yolları, Boeing ve İstanbul Teknik Üniversitesi öncülüğündeki Sürdürülebilir Havacılık Platformu’na üye olarak, sürdürülebilir havacılık yakıtı çalışmalarına katkı sağlıyor.

İzocam’dan “Düzenli Depolamaya Sıfır Atık” projesi

İzocam “Düzenli Depolamaya Sıfır Atık” projesini uygulamaya koydu. İzocam Genel Müdürü Murat Savcı, bu projeyle sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmayı başardıklarını belirtti. İzocam ürünlerinde %30’dan %80’e kadar geri dönüştürülmüş içerik kullanılıyor. Şirketin tesislerinde, plastik, kağıt, metal, elektronik atık, varil, atık yağ gibi çeşitli atıklar belgelendirilmiş atık yönetimi süreci ve prosedürleri ile geri dönüştürülüyor veya enerji üretiminde kullanılıyor.

Türk Telekom’dan dev GES yatırımı

Türk Telekom, sürdürülebilirlik hedefleri kapsamında yenilenebilir enerji yatırımlarına devam ediyor. Sivas Zara’daki GES, Türk Telekom Grubu’nun yıllık elektrik tüketiminin %15’ine karşılık gelen kapasiteye sahip olacak ve 2025’in ilk aylarında temel atılacak. Şirketin CEO’su Ümit Önal, enerji kaynaklarıyla yeşil dönüşüme katkı sağlamaktan gurur duyduklarını belirtti. Santral, Türkiye’nin en büyük yenilenebilir enerji tesislerinden biri olacak ve yıllık 200 milyon kWh’a yakın enerji üretecek.

Yorglass, karbon salımını 3 yılda %23 azalttı

Yorglass, yenilenebilir enerji kullanımı ve geri dönüşüm uygulamaları ile karbon emisyonlarını son 3 yılda %23 oranında azaltarak, elektrik tüketiminde yenilenebilir enerji oranını %12’den %28’e yükseltti. Şirket, karbon emisyonlarını 582 bin 121 tondan 451 bin 077 tona düşürdü ve son 3 yılda 550 ton kağıt ve karton atığı geri dönüştürerek 9 bin 364 ağacın kesilmesini önledi. Yorglass, yenilenebilir enerji kaynaklarından elde edilen elektriği artırarak yılda 17,1 milyon kWh enerji üretmeye başlayacak. Bu enerji, 3 bin 425 hanenin yıllık elektrik ihtiyacını karşılıyor ve yıllık 7 bin 507 ton karbondioksit salımını önlüyor.

e-dergi için tıklayın

EN ÇOK OKUNANLAR