Haber ve Tanıtım Merkezi

Lojistiğin Geleceğinde İntermodal Gücü

Küresel tedarik zincirlerinde jeopolitik riskler, karbon maliyetleri ve operasyonel belirsizlikler taşıma modellerini yeniden şekillendirirken, intermodal taşımacılık esneklik ve sürdürülebilirliği bir arada sunan stratejik bir çözüm olarak öne çıkıyor. Trans Orient Intermodal Takım Lideri Emel Uzunoğlu, Türkiye’nin coğrafi avantajına dikkat çekerek demiryolu, karayolu ve kısa mesafe denizyolunun daha entegre kullanılmasının lojistikte rekabet gücünü artıracağını belirtiyor.

Intermodal taşımacılık, küresel tedarik zincirlerinde neden giderek daha stratejik bir konuma geliyor? Türkiye açısından intermodal taşımacılığın önümüzdeki dönemdeki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Intermodal taşımacılık, farklı taşıma modlarının birbirini tamamlayacak şekilde kullanılması sayesinde maliyet, transit süre, kapasite, operasyonel süreklilik ve sürdürülebilirlik açısından küresel tedarik zincirlerinde giderek daha stratejik bir konuma geliyor. Özellikle son yıllarda jeopolitik gelişmeler, sınır geçişlerindeki belirsizlikler, karayolu kapasitesindeki kısıtlar ve artan emisyon baskısı, firmaları tek bir taşıma moduna bağlı kalmadan daha esnek ve alternatifli çözümler geliştirmeye yöneltiyor.

Türkiye açısından baktığımızda ise intermodal taşımacılığın önemi çok daha yüksek. Türkiye’nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, güçlü üretim altyapısı ve Avrupa pazarına yakınlığı, ülkemizi intermodal taşımacılık açısından önemli bir lojistik merkez haline getirebilecek önemli avantajlar sunuyor.

Avrupa’da uygulanan çevre regülasyonları ve karbon maliyetlerinin artması, Türkiye’den Avrupa’ya yapılan taşımacılıkta intermodal çözümlere olan talebi daha da artırır mı?

Avrupa’da karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik regülasyonların ve karbon maliyetlerinin giderek daha fazla önem kazanması, özellikle Avrupa ile yoğun ticaret yapan firmaların lojistik süreçlerini yeniden değerlendirmesine neden oluyor.

Türkiye’den Avrupa’ya yapılan taşımacılık açısından da bu trendin intermodal çözümlere olan talebi orta ve uzun vadede belirgin şekilde artıracağını düşünüyoruz. Özellikle müşterilerin yalnızca taşıma maliyetine değil, taşımanın toplam karbon ayak izine ve sürdürülebilirlik performansına da bakmaya başlaması, intermodal çözümleri daha rekabetçi hale getiriyor.

Bununla birlikte, talebin artması için yalnızca regülasyonların yeterli olmadığını düşünüyoruz. Transit sürelerin rekabetçi olması, demiryolu altyapısının geliştirilmesi, sınır geçişlerinin hızlandırılması ve taşıma modları arasındaki entegrasyonun güçlendirilmesi gerekiyor.

Orta Doğu’daki jeopolitik krizler ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmeler, küresel tedarik zincirlerini ve taşımacılık rotalarını yeniden şekillendiriyor. Bu süreç intermodal taşımacılığa nasıl yansıyor? Müşterilerin taşıma modeli ve rota tercihlerinde ne gibi değişimler gözlemliyorsunuz?

Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, küresel tedarik zincirlerinde alternatif rota ve taşıma modellerine olan ihtiyacı artırıyor. Müşteriler artık yalnızca maliyete değil; güvenilirlik, transit süre ve operasyonel sürekliliğe de daha fazla önem veriyor.

Bu süreçte intermodal taşımacılık, farklı taşıma modlarını ve alternatif güzergâhları bir arada kullanabilme avantajıyla öne çıkıyor. Türkiye’nin coğrafi konumu da Avrupa ile Asya arasında esnek ve alternatif lojistik çözümler sunabilmesi açısından önemli bir avantaj sağlıyor.

Yapay zekânın rota optimizasyonu, yük planlama, kapasite yönetimi ve teslimat sürelerinin öngörülmesi gibi alanlarda intermodal taşımacılığa nasıl katkı sağlayacağını düşünüyorsunuz?

Yapay zekânın intermodal taşımacılıkta verimlilik, hız ve öngörülebilirliği önemli ölçüde artıracağını düşünüyoruz. Rota optimizasyonu, yük ve kapasite planlama ile transit sürelerin öngörülmesi sayesinde operasyonların daha etkin yönetilmesi mümkün olacak.

Özellikle farklı taşıma modlarının ve alternatif güzergâhların aynı anda değerlendirilmesi, yapay zekânın karar destek kapasitesi sayesinde daha hızlı ve doğru şekilde yapılabilir. Bu da maliyetlerin ve operasyonel risklerin azaltılmasına, müşteri hizmet seviyesinin artırılmasına katkı sağlayacaktır.

 

 

 

e-dergi için tıklayın

EN ÇOK OKUNANLAR