18 Mayıs 2024
Beşyol Mahallesi 1.İnönü Caddesi 18/8 Küçükçekmece İstanbul
Gastro Son Dakika

”METRO TÜRKİYE OLARAK KENDİ MARKALARIMIZDA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ ÖN PLANDA TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

Metro Türkiye Satın Almadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç ile Aralık sayımız için gerçekleştirdiğimiz söyleşide, Metro Türkiye’nin başta özel markalı ürünler segmenti olmak üzere sürdürülebilirlik, gıda güvenliği ve izlenebilirlik konusunda nasıl bir strateji geliştirdiklerini konuştuk.

“2022 yılı, Türk mutfak kültürünü ve değerlerini korumak, gelecek nesillere aktarmak ve Türk şeflerimiz ile birlikte hak ettiği yere gelmesini sağlamak için sektöre öncü olacak projeler gerçekleştirmeye devam ettiğimiz bir yıl oldu.” diyen Metro Türkiye Satın Almadan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Alkaç, 32 yıldır bu amaç için 4.000’den fazla çalışanı ile işin mutfağında olduklarını belirtti. Yerli üretim ve kooperatif desteklerinden, gıda atıklarının önlenmesi için gerçekleştirdikleri projelere, hayvan refahı çalışmalarından gıda ve ürün güvenliği çözümlerine, sürdürülebilir balıkçılık projelerinden herkes için sağlıklı beslenmeyi sağlamak adına geliştirdikleri ürün çeşitliliğine kadar her alanda birçok çalışma gerçekleştirdiklerini ifade eden Alkaç, en yakın iş ortakları olan yeme içme sektörünün değişen ve gelişen ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak faaliyet gösterdiklerini belirtti.

“2022 yılında raflarımıza getirdiğimiz yeni ürünlerin %40’ını Metro markalı ürün grubumuz oluşturdu.” diyen Alkaç, sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarını şöyle anlattı: “Bu yıl, sürdürülebilir balıkçılığı desteklemek ve sağlıklı beslenmeye destek olmak amacıyla başlattığımız “Yediği Önünde, Yemediği Yarında” projemizin hasadına başladık. Alternatif yem modeliyle Türkiye’de bir ilk olan projemiz kapsamında Şubat ayında Metro Premium çipuralarımızı, Mayıs ayındaysa Metro Premium levreklerimizi raflarımıza taşıdık. Bu projemiz ile hem yüksek Omega 3 değerlerine sahip balıklar yetiştiriyor hem de denizlerdeki balıkların gelecek nesillere aktarılmasını sağlıyoruz. 2022 yılında 400 ton Metro Premium çipura ve levrek yetiştirerek 500 ton deniz balığının denizlerdeki yaşamına devam etmesine vesile olduk. Önümüzdeki yıl da bu hedefimizi daha da büyüterek sürdürülebilir balıkçılık için çalışmaya devam edeceğiz.

Vegan, bitki bazlı, organik, katkısız, glütensiz ürün çeşitliliğimizi 2022 yılında da artırmaya devam ettik. Bu doğrultuda bu yıl son olarak yeni Metro Chef Veggie Bademli ve Fındıklı içeceklerimizi bitki bazlı beslenenlerin beğenisine sunduk. Raflarımızda kendi markalarımız altında vegan makarna, içli köfte, lahmacun, sorbe, organik smoothie gibi gıda ürünlerine ek olarak sıvı bulaşık deterjanı, yüzey temizleyici ve çamaşır yumuşatıcı gibi gıda dışı ürünleri de sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde ise vegan ürün sayımızı en az %30 artırma hedefimiz bulunuyor.

Ürün gamını sürekli geliştiren ve yenileyen bir firma olarak 2023 yılında da kendi markalarımızla birçok farklı çeşitte yeni ürünler sunarken sürdürülebilirliği ön planda tutmaya da devam edeceğiz.”

Metro Türkiye olarak özel markalı ürünler segmentindeki ürün çeşitliliklerine de değinen Alkaç, “40 binden fazla gıda ve gıda dışı tüm yerel ve dünya markalarına ek olarak; kendi markalarımız olan Metro Chef, Metro Professional, Metro Premium, Aro, Rioba, Fine Life, Tarrington House ve Sigma ile kuru gıdadan dondurulmuş ürünlere, mutfak gereçlerinden tek kullanımlık ürünlere kadar 5.000’e yakın özel markalı ürün sunuyoruz. Müşterilerimizin, özellikle de yeme içme sektörünün beklentilerine ve ihtiyaçlarına göre özel markalı ürünlerimizin çeşitliliğini geliştirmeye de devam ediyoruz. Kendi markalı ürünlerimiz içerisinde gıda sektörüne yönelik ürünlerimiz de önemli bir yere sahip.” dedi.

Metro Türkiye, yerel ve dünya lezzetlerini buluşturdukları markaları içerisinde trüflü sprey zeytinyağından tatlı patatese, somon fümelerden ırk burger serisine, vegan süt, makarna, içli köfte, lahmacun gibi bitki bazlı ürünlerden organik sertifikası ile sundukları salça, yumurta, bakliyat, zeytinyağı gibi ürünlere, profesyonel mutfaklarda kullanılan kıvam verici tapiyoka nişastası, krem tartar ve lezzet verici vanilya özütü gibi bulması zor ürünlerden hızlı ve pratik bir şekilde sofralara getirebilecek hazır tatlılara kadar herkesin ihtiyaçlarını A’dan Z’ye karşılayacak ürünler sunuyor.

Geçtiğimiz 3 yılda kendi markalı ürünlerine olan talebin oldukça arttığını belirten Alkaç, “Bu süre içerisinde kendi markalı ürünlerimizin ciromuz içerisindeki payını yaklaşık 8 puan artırdık. Her yıl olduğu gibi 2022’de de yaklaşık 300 kendi markalı yeni gıda ürünümüzü raflarımıza taşıdık. Önceki dönemlerde özel markalı ürünler sadece fiyat, kalite ve güven odağıyla tercih edilirken; günümüzde inovasyon getiren yeni, farklı ve özellikli ürünler de bu tercihlerde etkili oluyor. Örneğin Coğrafi İşaretli Taşköprü sarımsağından elde ederek Metro Chef markamız altında kraft ambalajlarda bütün bir şekilde, cam kavanozda, püre ve soyulmuş diş olarak raflarımızda yer verdiğimiz siyah sarımsak ürünümüzün günümüzde fonksiyonel kullanımı da yaygınlaşıyor.” dedi.

Ürün geliştirme ve pazarlama süreçlerinde nasıl bir yol izlediklerini aktaran Alkaç, “Metro Türkiye olarak, özel markalarımız ile çözüm ortağı olmayı hedeflediğimiz HORECA (otel, restoran, kafe) müşterilerinin beklenti ve ihtiyaçlarını ürün çeşitliliğimizi sürekli artırarak karşılıyoruz. Hem şefler hem de son kullanıcılar için kullanım kolaylığı sağlayan birçok özel markalı ürün geliştiriyoruz. Her yıl kendi markalı ürünlerimizin yaklaşık ortalama %8’lik kısmının yeni ürünlerle değiştiğini söylemek mümkün. Metro Türkiye bünyemiz altında bulunan, Türkiye’nin ilk gastronomi keşif platformu olan Gastronometro’da görev alan profesyonel şeflerimizle beraber bugüne kadar 3.000’e yakın yeni ürün geliştirdik ve geliştirmeye de devam ediyoruz. Böylelikle müşterilerimizin tüm ihtiyaçlarını uçtan uca karşılamaya devam ediyoruz.” diye konuştu.

Birbirinden çeşitli ve kaliteli ürünleri kaynağından rafa en güvenli şekilde ulaştırmanın temel görevleri olduğunu ifade eden Alkaç, “Gıda güvenliği, izlenebilirlik, ürün çeşitliliği, ambalaj kalitesi, tazelik, soğuk zincir, sergileme ve sevkiyat konusundaki özel uygulamalarımızla ürünlerimizin kalitesini üretimden sofraya kapsamlı bir süreç yürüterek garanti altına alıyoruz. Metro Türkiye’de gıda ürünlerinin kalite yolcuğu, tedarik sürecinden itibaren başlıyor. Kendi markamızı taşıyan ürünlerde de tedarikçilerimizin denetim ve eğitimlerine oldukça önem veriyoruz. Metro Türkiye olarak 700’den fazla gıda güvenliği denetimi düzenliyoruz. Kendi markalı ürünlerimizin tedarikçilerinin %94,3’ünde uluslararası gıda güvenliği seviyesine sahip olduğunu gösteren IFS, BRC, FSSC 22000 veya global gap gibi GFSI sertifikaları mevcut. Geri kalan kendi markalı gıda ürünlerimizin tedarikçilerini ise düzenli olarak denetleyerek takip ediyoruz. Hem Metro hem diğer markalı 20 binden fazla yerli ürün için yılda yaklaşık 7 bin analiz yaptırıyoruz. Kalite ve ürün güvenliği konularında yasal düzenlemelerin ötesinde koşulları sağlıyor, bu alanda düzenlemelerin ileriye taşınmasına katkıda bulunuyoruz.” dedi.

Diğer yandan izlenebilirlik olmadan gıda güvenliği ve gıda kalitesinin korunmasının sağlanamayacağına inandıklarını söyleyen Alkaç sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de ilk kez 2014 yılında taze ette başlattığımız izlenebilirlik çalışmalarını, “Tabağında Ne Var?” hareketimiz ile genişleterek balık, bal, meyve sebzeden sonra bu yıl kendi markalı organik ürünlerimizin tamamında da %100 izlenebilirlik sunmaya başladık. Bu uygulamamız ile raflarımızdaki organik ürünlerin %25’inde 39 farklı izlenebilirlik bilgisi sunmuş oluyoruz. Örneğin; Metro markalı domates salçasında domatesin üretildiği tarlayı ve çiftçiyi, yumurtada tavuğun bulunduğu kümesi, zeytinyağında yağın elde edildiği zeytinin çeşidi ve üretim metodu gibi bilgilere sadece bir QR kod okutarak ulaşabiliyorsunuz. Sadece bu bilgiler ile kalmıyor aynı zamanda o ürünün ve ambalajının migrasyonundan ağır metal analizlerine, üreticilerin gıda güvenliği belgeleri ve denetim sonuçlarına kadar tüm detaylı bilgileri de dijital olarak müşterilerimizle paylaşıyoruz. Bu çözümlerimiz ile izlenebilirliği tedarik zinciri süreçlerine dahil ederek ürünlerimizin gıda güvenliğini ve kalitesini güvence altına alıp tüketicileri bilgi ile beslerken türlerin korunmasına da destek oluyoruz.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir