2024 yılı, Türkiye’nin lojistik sektörü açısından önemli gelişmelere sahne oldu. Bölgesel konumu, güçlü altyapı yatırımları ve artan ticaret hacmi ile Türkiye, lojistik sektöründe hem yerel hem de global arenada büyüme göstermeye devam etti. Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Komitesi, 2023 yılında sektörün 19 milyar dolar hizmet ihracatı ile turizmden sonra ülkenin en fazla hizmet ihraç eden alanı olduğunu belirterek, 2024 yılı için ise ilk 10 aylık dönemde 15 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşıldığını ve orta vadede sektörün 40 milyar dolarlık ihracat hedefine her geçen yıl daha fazla yaklaşıldığı vurguladı. Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) tarafından yapılan açıklamaya göre de 2024 yılında Türkiye’nin 112,5 milyar dolarlık toplam hizmet ihracatının yaklaşık 15 milyar dolarının yük gelirlerinden oluştuğunu belirtilirken, yıl sonu itibarıyla bu rakamın 117 milyar dolara ulaşmasının beklendiği vurgulandı.
2024 yılı, Türkiye’nin lojistik sektörü açısından önemli gelişmelere sahne oldu. Bölgesel konumu, güçlü altyapı yatırımları ve artan ticaret hacmi ile Türkiye, lojistik sektöründe hem yerel hem de global arenada büyüme göstermeye devam etti. Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Komitesi, 2023 yılında sektörün 19 milyar dolar hizmet ihracatı ile turizmden sonra ülkenin en fazla hizmet ihraç eden alanı olduğunu belirterek, 2024 yılı için ise ilk 10 aylık dönemde 15 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşıldığını ve orta vadede sektörün 40 milyar dolarlık ihracat hedefine her geçen yıl daha fazla yaklaşıldığı vurguladı. Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) tarafından yapılan açıklamaya göre de 2024 yılında Türkiye’nin 112,5 milyar dolarlık toplam hizmet ihracatının yaklaşık 15 milyar dolarının yük gelirlerinden oluştuğunu belirtilirken, yıl sonu itibarıyla bu rakamın 117 milyar dolara ulaşmasının beklendiği vurgulandı.
Ekonomik göstergeler, uluslararası ticaret hacmindeki artış ve lojistik altyapıya yapılan yatırımlar, 2024 yılında büyüme ve yeniliklerle dikkat çeken Türkiye lojistik sektörünün sürdürülebilir büyümesini destekledi.
Lojistik sektöründe 2024 yılı performansı
Türkiye lojistik sektörü, 2024 yılında %7,2 oranında büyüme kaydetti. Bu oran, küresel lojistik sektöründeki %5,4’lük büyüme ortalamasını aşarak Türkiye’nin lojistikte yükselen bir güç olduğunu ortaya koydu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’nun açıkladığı verilere göre, lojistik sektörü ülke ekonomisine 150 milyar TL katkı sağladı ve bu katkı GSYİH’nin %12’sini oluşturdu.
2024 yılında öne çıkan faktörlerden biri, Türkiye’nin dış ticaret hacmindeki genişleme oldu. Ticaret Bakanlığı’nın verilerine göre, toplam ihracat hacmi bir önceki yıla göre %8 artarak 285 milyar dolara ulaştı. Artan ticaret hacmi, limanlar, lojistik merkezleri ve kara yolu taşımacılığı gibi sektörün tüm alanlarında talebi artırdı.
2024’te Lojistik Faaliyetler ve Öne Çıkan Alanlar
- Kara Yolu Taşımacılığı: Türkiye’nin lojistik sektörünün belkemiği olan kara yolu taşımacılığı, 2024 yılında sektörün %65’lik kısmını oluşturdu. Komşu ülkelerle olan ticaret hacmindeki artış, kara yolu taşımacılığını güçlendirdi. Avrupa Birliği ülkelerine yapılan kara yolu taşımalarında %11 artış kaydedildi. Ayrıca, Türkiye-İran arasındaki ticaretin artması ve Orta Koridor üzerinden Çin’e uzanan taşımacılık projeleri, kara yolu taşımacılığının önemini artırdı. Yeni kara yolu altyapı projeleri ve dijitalleşme uygulamaları ile taşımacılık süreleri kısaltıldı ve operasyonel verimlilik sağlandı.
- Deniz Yolu Taşımacılığı: Deniz yolu taşımacılığı, Türkiye’nin dış ticaretinde önemli bir rol oynamaya devam etti. Dünya ticaretinin yaklaşık %85’inin deniz yoluyla gerçekleştirildiği günümüzde, Türkiye’nin liman kapasitesine yaptığı yatırımlar, sektörü daha da güçlendirdi. Türkiye’nin en büyük limanlarından olan Mersin, Ambarlı ve İzmir limanları, 2024 yılında toplam konteyner hacmini %15 artırdı. Yeni nesil teknolojilerin kullanıldığı konteyner takip sistemleri, operasyonel maliyetleri azaltarak ihracatçıların rekabet gücünü artırdı.
- Hava Yolu Taşımacılığı: Hava yolu taşımacılığı, özellikle e-ticaret sektörüyle birlikte büyüme gösterdi. İstanbul Havalimanı, Avrupa’nın en işlek hava kargo merkezlerinden biri olarak konumunu güçlendirdi. 2024 yılında hava kargo taşımalarında %9 artış yaşandı. E-ticaret lojistiğindeki hızlı artış, küçük ölçekli kargoların taşınmasında hava yolunu kritik bir noktaya getirdi. Ayrıca, Afrika ve Asya’ya yapılan hava kargo operasyonları Türkiye’yi küresel lojistik ağının merkezi haline getirdi.
- Demir Yolu Taşımacılığı: Türkiye’nin Orta Koridor üzerindeki stratejik konumu, demir yolu taşımacılığını hızla büyüyen bir alan haline getirdi. Bakü-Tiflis-Kars (BTK) demir yolu hattında taşınan yük miktarı %25 artış gösterdi. Avrupa ve Çin arasındaki yük taşımacılığında Türkiye’nin lojistik hub olma rolü pekişti. Ayrıca, demir yolu taşımacılığının karbon salınımını azaltması, sürdürülebilir lojistik hedefleri doğrultusunda tercih edilmesini sağladı. Devlet Demir Yolları’nın 2024 yılı yatırım planları çerçevesinde yük taşımacılığı kapasitesi artırıldı.
Lojistik Sektörünü Güçlendiren Dinamikler
- E-Ticaret Lojistiği: Türkiye’de e-ticaret hacmi 2024 yılında %30 büyüyerek 950 milyar TL’ye ulaştı. E-ticaret firmalarının artan lojistik ihtiyaçları, özellikle depolama ve hızlı teslimat çözümleri konusunda yeni yatırımları beraberinde getirdi.
- Dijitalleşme: 2024 yılında lojistik sektöründe dijital dönüşüm hızlandı. Yapay zeka ve büyük veri analitiği gibi teknolojiler, operasyonel süreçlerin optimizasyonunda etkin bir şekilde kullanıldı. Araç takip sistemleri, akıllı depo çözümleri ve blok zincir teknolojileri, lojistik süreçlerinde verimliliği artırdı.
- Yeşil Lojistik: Sürdürülebilirlik, lojistik sektörünün 2024 yılında en önemli önceliklerinden biri oldu. Karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik çözümler geliştiren firmalar, yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yaptı. Elektrikli araç filolarının yaygınlaşmasıyla sektörde çevresel etki azaltıldı.
2025 yılı, lojistik sektöründe daha güçlü büyüme beklentileriyle karşılanıyor. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın açıkladığı 2025 Strateji Planı’na göre, lojistik altyapıya 10 milyar dolarlık bir yatırım yapılması planlanıyor. Bu yatırımın, demir yolu projeleri, lojistik merkezlerin genişletilmesi ve dijitalleşme uygulamalarına odaklanması bekleniyor.
- Dijitalleşme ve Yapay Zeka: 2025’te yapay zekanın daha geniş kapsamda kullanılması bekleniyor. Özellikle rota optimizasyonu ve müşteri davranışlarının analizine yönelik çözümler, sektörün verimliliğini artıracak.
- Uluslararası Lojistik İş Birlikleri: Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Afrika pazarlarına erişimi artıran iş birliği anlaşmaları, 2025 yılında sektörde yeni fırsatlar yaratacak.
- Sürdürülebilirlik Hedefleri: Karbon emisyonlarını %20 azaltmayı hedefleyen lojistik sektörü, yenilenebilir enerji ve çevre dostu taşımacılık çözümlerine daha fazla yatırım yapacak.
2024 yılında büyüme ve yeniliklerle dikkat çeken Türkiye lojistik sektörü, 2025 yılında da dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve altyapı yatırımlarıyla gelişimini sürdürecek. Bölgesel konumu ve stratejik avantajlarıyla Türkiye, küresel lojistik ağının kritik bir parçası olmaya devam edecek.
40 milyar dolarlık ihracat hedefine yaklaşıyoruz

Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Yük Taşımacılığı ve Lojistik Hizmetleri Komitesi Başkanı Murat Baykara, 2023 yılında sektörün 19 milyar dolar hizmet ihracatı ile turizmden sonra ülkenin en fazla hizmet ihraç eden alanı olduğunu belirterek 2024 yılı için ise ilk 10 aylık dönemde 15 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşıldığını ve yıl sonunda 2023 yılındaki rakamları aşmayı hedeflediklerini açıkladı. Orta vadede ise sektörün 40 milyar dolarlık ihracat hedefine her geçen yıl daha fazla yaklaşıldığı vurgulandı.
Türkiye’nin stratejik önemi ve sektörün gücü
Baykara, lojistik ve yük taşımacılığı sektörünün Türkiye’nin ihracatını desteklemedeki kritik rolüne dikkat çekerek şu verileri paylaştı: “Türkiye, dünya lojistik hizmet ihracatında %3’lük pay ile 11. sırada yer alıyor. 2023 yılı itibarıyla 262 milyar dolar olan mal ihracatına taşımacılık sektörü büyük katkı sağladı. 2028 hedefi olan 375 milyar dolarlık mal ihracatında, lojistik sektörü kilit rol oynayacak.”
HİB, 2025 ve 2030 hedeflerini ise şu şekilde özetledi:
- Asya-Avrupa mal taşımalarında Türkiye’nin transit gelirlerini artırarak 2025’te ihracat gelirlerinin %20’sine, 2030’da %30’una ulaşması.
- Türkiye’nin, e-ticaret taşımacılığında bölgesel hub haline gelmesi.
- Dünya Bankası Küresel Lojistik Performans Endeksi’nde ilk 25 ülke arasında yer almak.
- Sınır geçişlerindeki bekleme sürelerini azaltarak ticaret verimliliğini artırmak.
Türkiye’nin güçlü yönleri ve fırsatlar
Baykara, Türkiye’nin lojistikte güçlü yanlarını ise şu şekilde sıraladı:
- Avrupa, BDT ve Orta Doğu ülkelerine kısa sürede erişim sağlayan stratejik konum.
- Gelişmiş limanlar ve havalimanları, özellikle THY Cargo’nun geniş uçuş ağı.
- Küresel ulaşım koridorlarındaki güçlü pozisyon, özellikle BTK Hattı ve Orta Koridor.
Fırsatlar arasında yurt dışı yatırım potansiyeli, Kuşak-Yol Projesi’ndeki rol ve sınır komşularıyla yapılacak yeni anlaşmalar vurgulandı. Sektörün yaşadığı finansal zorluklara yönelik çözümleri de paylaşan Baykara, “İhracatı Geliştirme (İGE) A.Ş., artık yabancı para cinsinden kullanılan kredilere de kefalet vermeye başladı. Ticaret Bakanlığı’nın sektör desteklerini çeşitlendirme çalışmaları da sürüyor.” dedi.
HİB, lojistik sektörünün ekonomik kalkınma ve ihracatta kritik bir öneme sahip olduğunu belirterek, sektörün büyümesini sağlamak için dijitalleşme, intermodal taşımacılık merkezleri ve insan kaynağı geliştirme konularına odaklanıldığını açıkladı.
Lojistik sektörü, hizmet ihracatında önemli bir paya sahip
Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin, lojistik sektörünün Türkiye’nin ekonomik büyümesindeki kilit rolüne dikkat çekti. Engin, Kalkınma Yolu Projesi’nin, Türkiye’nin transit taşımacılıkta bir hub olmasına önemli katkılar sağlayacağını belirtti. Fav Limanı’nı karayolu ve demiryolu bağlantılarıyla Avrupa’ya bağlamayı hedefleyen projeye ilişkin olarak Engin, “Projenin 2029 yılında tamamlanması planlanıyor. Bu girişim, ülkemizin demiryolu taşımacılığındaki payını artıracak ve taşımacılık gelirlerini büyütecek.” ifadelerini kullandı.

Suriye’deki gelişmeler Türkiye’nin ticaret hacmini artıracak
2024 yılı sonlarında Suriye’de yaşanan rejim değişikliğinin bölgedeki lojistik dinamikleri olumlu yönde etkilediğini belirten Engin, inşaat ve yapı malzemeleri taşımacılığında artış yaşanacağını ifade edereki “Bu siyasal gelişme, Türkiye’nin stratejik önemini yeniden öne çıkarıyor. Bölgede ticaret hacmi büyüyecek, lojistik sektörü bundan büyük bir ivme kazanacak.” dedi.
2024 yılında deniz yolu taşımacılığı küresel iklim krizi nedeniyle büyük bir sınav verdi. Panama Kanalı’ndaki kuraklığın gemi geçişlerini sınırlarken, spot navlun fiyatlarında ciddi bir yükselişe neden olduğunu ifade eden Engin, “Deniz yolu taşımacılığında yaşanan bu domino etkisi, küresel lojistik ağında birçok sektörü zor durumda bıraktı.” diyerek, iklim krizinin lojistik üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Lojistik hizmet ihracatında güçlü performans
Lojistik sektörünün hizmet ihracatındaki payının hızla arttığını ifade eden Engin, 2024 yılında Türkiye’nin 112,5 milyar dolarlık toplam hizmet ihracatının yaklaşık 15 milyar dolarının yük gelirlerinden oluştuğunu belirtti. Yıl sonu itibarıyla bu rakamın 117 milyar dolara ulaşmasının beklendiğini vurgulayan Engin, “Lojistik sektörü, Türkiye’nin ihracat performansına büyük katkı sağlıyor ve bu katkıyı artırarak sürdürmeye kararlıyız.” dedi.
2025 yılında daha rekabetçi bir sektör olacak
2025 yılı için lojistik sektörüne dair beklentileri ve hedefleri de açıklayan Engin, “Sektörümüzün gelişimini sürdürülebilir ve rekabetçi bir şekilde desteklemeye devam edeceğiz.” diyerek şu hedefleri sıraladı:
- Türkiye üzerinden geçen transit taşımacılığın geliştirilmesi,
- Demiryolu altyapı yatırımlarının artırılması,
- Geçiş belgesi kotalarının genişletilmesi ve vize süreçlerinin iyileştirilmesi,
- Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum çerçevesinde sektöre teşvik sağlanması,
- E-ticaret taşımacılığı için vergisel düzenlemelerin yapılması,
- Orta Koridor’un rekabetçi hale getirilmesi,
- Lojistik süreçlerde maliyetlerin düşürülmesi.