Haber ve Tanıtım Merkezi

SUNART PV ile Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlıyoruz

Ekim sayımızda dergimizde ağırladığımız SUNART PV Satış ve Pazarlama Direktörü Samet Okudan, Kalite Kontrol ve Teknik Ofis Yöneticisi Kübra Karakaya Konukçu ile Üretim Müdürü Serdal Güvenç, yenilenebilir enerji projeleri, sürdürülebilirlik stratejileri ve gelecekteki teknolojik yatırımları hakkında bilgi vererek, Türkiye’nin enerji dönüşümüne nasıl katkı sağladıklarını paylaştılar.

Son dönemde hayata geçirdiğiniz referans projeleriniz nelerdir? Bu projelerin Türkiye’nin enerji dönüşümüne nasıl katkı sağladığını düşünüyorsunuz?

Samet Okudan: Yakın zamanda Türkiye’nin ilk özel sektör Yüzer GES Projesi için panel tedarik etmeye hazırlanıyoruz. Sözleşme sürecimizi tamamladık ve imza lansmanımızı büyük bir heyecanla gerçekleştireceğiz. Yüzer GES potansiyeli oldukça yüksek olan Türkiye’de, bu alanda Norveç, Arnavutluk ve Japonya gibi ülkelerdeki mühendislik firmalarıyla ve bu firmalara özel panel üreticileriyle görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Ayrıca, Türkiye’deki bir EPC firmasıyla geliştirmeleri istişare etmekteyiz. Samet Okudan Amacımız, ilerleyen dönemlerde yatırımcıların saha seçimlerine göre (deniz, gölet, ırmak, nehir vb.) alternatif panel ve floating sistemleri sunabilecek bilgi ve tecrübeye sahip olmaktır. Türkiye’nin zenginleşmesine katkı sağlayacak bu projelerin sayısının artmasını ve bu alanda uzmanlaşarak değerli yatırımcılara kaliteli hizmetler sunmayı hedefliyoruz.

SUNART PV olarak, sürdürülebilirlik hedeflerinizi desteklemek için hangi stratejileri vizyon ve misyonunuza entegre ettiniz?

Kübra Karakaya Konukçu: SUNART PV olarak, kaliteden ödün vermeden üretim, vizyon ve misyonumuzun temel taşıdır. Sektörümüzde uluslararası düzeyde kabul görmüş bir kalite standardı bulunmaması, esnek bir standart oluşturma potansiyelini beraberinde getiriyor. Bu bağlamda, kendimizi geliştirerek ilerlemeyi benimseyip, satış öncesi ve sonrası iş geliştirme faaliyetleriyle birlikte denetim firmaları ve sektör paydaşlarımızla bilgi alışverişi yapıyoruz. Bu sayede, 30 yıl verimlilik garantisi verdiğimiz panellerimizin, yatırımcılarımız için maksimum düzeyde verim alabilecekleri kaliteli ürünler haline gelmesini sağlıyoruz.

Kalite ve müşteri memnuniyeti odaklı strateji anlayışımızı, hammadde seçimi, ürün tasarımı, performans izleme ve bilinçli bir üretim kültürü oluşturmak amacıyla çalışanlarımıza sürdürülebilirlik konusunda verdiğimiz eğitimlerle birleştiriyoruz. Ayrıca, kendi geliştirdiğimiz yapay zeka sistemleri sayesinde üretim süreçlerimizi daha yüksek kalite standartlarına taşımaktayız. Bu yenilikçi teknoloji, hata tespitini otomatik hale getirerek, ürünlerimizin her aşamasında kalite kontrolünü en üst seviyeye çıkarıyor. Yapay zeka, verileri hızlı bir şekilde analiz ederek potansiyel sorunları önceden tespit etmemize olanak tanırken, sürekli öğrenme kapasitesi ile üretim süreçlerimizi sürekli geliştiriyor.

Sonuç olarak, müşterilerimize sunduğumuz ürünlerin güvenilirliğini ve verimliliğini artırarak sektördeki standartları yükseltiyoruz. Dolayısıyla, sürdürülebilirlik bizim için bir hedef değil, her adımda yansıtmayı taahhüt ettiğimiz iş modelimizin ayrılmaz bir parçasıdır.

Yenilenebilir enerji sektöründeki rekabeti değerlendirirseniz, SUNART PV’nin rakiplerinden ayrıştığı noktalar nelerdir?

Kübra Karakaya Konukçu: Aslına bakarsanız bir önceki soruda buna detaylı bir cevap vermiş oluyoruz. Rakiplerimizin her biri eminiz ki sektöre değer katmayı, kaliteli üretim yapmayı hedefliyorlardır. Ancak bunun ne kadar hayata geçirilebildiği konusu ilerleyen zamanlarda sektörde nasıl anıldığınız ve müşterilerinizin sağladığı geri dönüşler ile kanıtlanmış olacaktır. SUNART PV rakip olarak kendisini görmektedir. Yol kat edebilmenin en önemli kuralının kendisini hiçbir zaman yeterli seviyede görmemek olduğunun bilincinde olan gelişim odaklı bir firmadır.

Yenilenebilir enerji yatırımı hayata geçiren müşterilerinizin geri dönüşlerini nasıl değerlendiriyorsunuz ve bu geri dönüşler doğrultusunda hangi iyileştirmeleri yapmayı planlıyorsunuz?

Kübra Karakaya Konukçu: Yenilenebilir enerji yatırımları konusunda müşterilerimizin doğrudan geri dönüşleri bizim için son derece değerli. Projelerin paylaşılan performans verilerini dikkate alıyoruz. Enerji üretim verimliliği, performans eğrileri ve çevresel etkilerin getirdiği gereklilikler, bize projelerde hangi noktalara özen göstermemiz gerektiği ile alakalı referans sağlıyor. Bu nedenle, düzenli iletişim kanalları oluşturarak onların deneyimlerini ve önerilerini dinliyoruz. Geri dönüşler doğrultusunda yapmayı düşündüğümüz bazı iyileştirmeler var. Öncelikle, müşterilerimize yenilenebilir enerji sistemlerinin verimli kullanımı hakkında daha fazla bilgi vermeyi hedefliyoruz. Ayrıca, müşteri destek hizmetlerimizi güçlendirerek sorun çözme sürelerini azaltmayı planlıyoruz. Tüm bu süreçleri sürekli bir döngü halinde yöneterek, yenilenebilir enerji projelerimizin başarısını ve müşteri memnuniyetini artırmayı hedefliyoruz.

İleriye dönük planlarınız arasında hangi yeni teknolojilere yatırım yapmayı düşünüyorsunuz ve bu teknolojilerin sektöre olası etkileri nelerdir?

Serdal Güvenç: Gelecek planlarımız arasında, aydınlatma sektörüne uyarlayabileceğimiz birkaç heyecan verici teknolojiye yatırım yapmayı düşünüyoruz. Özellikle, perovskit tabanlı güneş hücreleri ile enerji depolama sistemlerinin entegrasyonu üzerinde çalışıyoruz. Bu sayede, kendi enerjisini üretebilen ve depolayan akıllı aydınlatma çözümleri geliştirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca, üretim süreçlerimizde oluşan fireleri geri dönüşüme kazandırarak çevresel etkimizi daha da azaltmayı amaçlıyoruz. Bu projeler, hem maliyetleri düşürmekte hem de enerji verimliliğini artırmakta büyük bir potansiyele sahip. Örneğin, sokak aydınlatmalarında güneş enerjisi ile çalışan sistemler kullanarak, elektrik tüketimini minimuma indirebiliriz. Enerji depolama çözümleri ile gece aydınlatma ihtiyacını karşılamak, gün ışığından maksimum fayda sağlamamıza olanak tanıyacak.

İnovasyonun, hem aydınlatma hem de enerji sektöründeki rekabeti artıracağına ve sürdürülebilir çözümler sunarak çevresel etkimizi azaltacağına inanıyoruz. Bu sayede, şehirlerin enerji ihtiyacını daha sürdürülebilir bir şekilde karşılamak ve toplumsal fayda sağlamak için önemli adımlar atmış olacağız. Geri dönüşüm süreçlerimizle, kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlarken, çevre dostu bir yaklaşım sergilemiş olacağız.

e-dergi için tıklayın

EN ÇOK OKUNANLAR