Türk gastronomisi, hem MICHELIN Rehberi’nin 2025 seçkisi hem de Gault & Millau Türkiye 2025 Rehberi ile uluslararası sahnedeki yerini güçlendirmeye devam ediyor. İstanbul, İzmir ve Muğla’dan 132 restoranı kapsayan yeni MICHELIN Rehberi seçkisinde 2 yeni MICHELIN Yıldızı, 8 Bib Gourmand ve 6 Yeşil Yıldız ile birlikte toplamda 91 tavsiye edilen restoran yer aldı.
Türk gastronomisi, 2025 yılına girerken uluslararası alanda iki önemli platform olan MICHELIN Rehberi ve Gault & Millau Türkiye Rehberi ile başarısını perçinledi. Hem MICHELIN hem de Gault & Millau’nun Türkiye seçkileri, Türk mutfağının zenginliğini, yerel lezzetlerinin yaratıcılığını ve sürdürülebilirlik anlayışını bir kez daha gözler önüne serdi. Bu iki rehber, Türk gastronomisinin dünya çapında bir kültür elçisi olarak üstlendiği rolü güçlendirirken, yerel şeflerin ve restoranların uluslararası bilinirliğini artırmayı hedefliyor.
Türk mutfağı yükselişte
MICHELIN, İstanbul, İzmir ve Muğla’daki restoranları kapsayan 2025 seçkisini düzenlenen törenle tanıttı. Bu yıl rehbere 32 yeni restoran eklendi ve toplamda 132 restoran, MICHELIN tarafından tavsiye edilenler listesine dahil edildi. İstanbul’dan 77, İzmir’den 24 ve Muğla’dan 31 restoran, Türk mutfağının yaratıcılık ve lezzet anlayışını uluslararası gastronomi sahnesine taşıdı.
Yeni seçkide Casa Lavanda ve Narımor isimli restoranlar ilk kez MICHELIN Yıldızı ile ödüllendirilirken, Bib Gourmand kategorisinde 9 yeni restoran ödüllendirilerek, uygun fiyatlarla üstün mutfak deneyimleri sunan restoranların sayısı 27’ye çıktı. Çevreye duyarlı gastronomi anlayışını temsil eden Yeşil Yıldız ödüllerinde ise 6 yeni restoran, sürdürülebilirlikteki öncü çabalarıyla dikkat çekti. Bu kategoriyle birlikte, Yeşil Yıldız ödüllü restoranların sayısı toplamda 10’a ulaştı.
MICHELIN Rehberi’nin en prestijli ödüllerinden biri olan İki Yıldız, İstanbul’daki TURK FATİH TUTAK restoranına, mutfak anlayışındaki üstünlük ve yaratıcılık nedeniyle bir kez daha verildi. İstanbul, İzmir ve Muğla’da önerilen restoran sayısının artması, MICHELIN Müfettişlerinin Türkiye’nin gastronomik çeşitliliğini ve yerel lezzetlerini keşfetmeye devam ettiğini gösteriyor. Özellikle, Muğla’da Bodrum’un ötesinde yeni mekanların listeye dahil edilmesi, Türk mutfağının bölgesel zenginliklerine olan ilgiyi artırıyor.
Şapkalarla taçlandırılan restoranlar
Gault & Millau, Türkiye’deki ikinci edisyonunu duyurduğu 2025 Rehberi ile Türk gastronomisinin yükselen değerlerini uluslararası arenaya taşıyor. Sözen Group’un girişimiyle Türkiye’ye kazandırılan rehber, bu yıl 280’in üzerinde mekanı gastronomi dünyasının prestijli ödüllerinden biri olan şapkalarla ödüllendirdi.
Gault & Millau Türkiye Temsilcisi Gökmen Sözen, yaptığı konuşmada, Türk mutfağının köklü tarihinden, yerel şeflerin yaratıcılığından ve bu kültürel mirası global sahneye taşıma hedeflerinden bahsetti. Sözen, rehberin yalnızca yerel mutfakları desteklemekle kalmayıp, Türk gastronomisinin global bir ilham kaynağı olarak dünya çapında tanınmasına katkıda bulunduğunu belirtti.
Gault & Millau CEO’su Patrick Hayoun ise Türk mutfağının benzersiz potansiyeline dikkat çekerek, rehberin gastronomi dünyasında Türk mutfağına hak ettiği görünürlüğü sağlamak için önemli bir adım olduğunu ifade etti. Özellikle, bu yıl rehbere ilk kez eklenen başkent Ankara, Türk gastronomisinin farklı bölgelerden uluslararası sahneye taşıdığı çeşitliliği temsil ediyor.
Sürdürülebilirlik ve yaratıcılığın öne çıktığı ödüller
MICHELIN ve Gault & Millau, sürdürülebilir gastronomi uygulamalarına olan bağlılıklarıyla da dikkat çekiyor. MICHELIN Yeşil Yıldız ödülleri, atık yönetimi, yerel kaynak kullanımı ve ekolojik bilinci teşvik eden restoranların çabalarını öne çıkarırken; Gault & Millau, gastronomi ile sanatın kesişimini vurgulayan projelerle Türk mutfağının yaratıcı potansiyeline odaklanıyor.
Türk mutfağı global sahnenin yıldızı oluyor
MICHELIN ve Gault & Millau’nun Türkiye’deki faaliyetleri, Türk mutfağının uluslararası arenadaki etkisini artırarak hem ekonomik hem de kültürel açıdan büyük bir değer yaratıyor. Yerel zenginliklerden ilham alan restoranların yaratıcı mutfak anlayışları, Türk gastronomisinin küresel pazarda hak ettiği yeri almasını sağlıyor. Türk mutfağı, bu iki prestijli rehberin katkısıyla sadece bir gastronomi deneyimi değil, aynı zamanda bir kültür elçisi olarak dünya sahnesinde parlamaya devam ediyor.


