Haber ve Tanıtım Merkezi

Türk Treyler endüstrisi yeni bir aşamanın içerisinde

Türk treyler endüstrisi önemli bir kırılma noktası yaşıyor. Yurt içinde ve yurt dışında pazar şartlarının giderek zorlaştığını ifade eden Treyler Sanayicileri Derneği (TREDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Şentürk, ana pazar Avrupa’nın pandemi sonrası toparlanamadığını, Rusya ve Ukrayna savaşının da bölgeyi ve dünyayı doğrudan etkilediğini söyleyerek Türk treyler endüstrisinin yeni bir aşamanın içerisinde olduğunu belirtti.

Ülkemizdeki enflasyon politikaları ile finansmanın neredeyse durduğunu söyleyen Treyler Sanayicileri Derneği (TREDER) Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Şentürk, bunun yanında pek çok olumsuz etkenin sayılabileceğini ifade ederek, “Türk treyler endüstrisi önemli bir kırılma noktası yaşıyor. Yurt içinde ve yurt dışında pazar şartları giderek zorlaşıyor. Ana pazar Avrupa, pandemi sonrası toparlanamıyor. Rusya ve Ukrayna savaşı bölge ve dünyayı doğrudan etkiliyor. Ülkemizdeki enflasyon politikaları ile finansman neredeyse durmuş durumda. Bunun yanında pek çok olumsuz etkeni saymak mümkün.

Bu gelişmelerin ışığında Türk treyler endüstrisi geri adım atmıyor. Bu aslında yeni bir aşama yeni bir meydan okuma. Türkiye’nin treyler ölçeği giderek artıyor. Üretim kabiliyeti, kapasitesi, adedi, teknoloji kullanımı, ürün çeşitliliği, pazarlama faaliyetleri gibi pek çok alanda firmalar önemli aşamalar kaydediyor. Avrupa’daki treyler endüstrisinin bir anlamda geri çekilmesine karşın, bizim atılımımız karşılık bulursa çok önemli bir mevzi daha kazanmış olacağız.” dedi.

İhracattaki gücümüzü artırıyoruz

Yurt içinde geçen yıla göre %30 pazar kaybına karşın, ihracatta %9’luk düşüşü olumlu olarak gördüğünü kaydeden Şentürk, “İhracatın toplam üretimimizdeki oranı giderek artıyor. Yurt içinde pazar dalgalanmalarını yaşamayı kabul edebiliriz ancak ihracat pazarlarında sürdürülebilir gelişimi sağlamalıyız. Bunun için TREDER üyelerinin muazzam bir çabası var.” ifadelerini kullandı. Avrupa ve Asya’da fuarlara katılımın her geçen yıl katlanarak arttığını aktaran Şentürk; Fransa, İtalya ve Rusya’da en çok katılım gösteren ülkenin Türkiye olduğunun altını çizdi. Avrupa’nın en büyük ticari araçlar fuarı IAA Transportation 2024’e bu yıl 1650’dan fazla firmanın katıldığını ve Türkiye’den katılımın yüksek olmasındaki en büyük rolün Türk treyler sektörüne ait olduğunu söyleyen Şentürk, “19 TREDER üyesi firma fuarda yer alarak, ülkemiz treyler endüstrisinin; tasarım, üretim ve pazar gücünü sergiledi.

TREDER üyelerinin sergiledikleri treyler tiplerinin çeşitliliği sektörün gücünü ve ürün çeşitliliğini ortaya koydu. Sergilenen treylerler; tenteli, frigo, low-bed, konteyner taşıyıcı, damper, en ileri standartların gerekliliğini yerine getiren tanker ve silobaslardan oluştu.” Diye konuştu.

ATP’de dönüm noktasındayız

Türkiye’de 1 Ocak 2025’ten itibaren yurt içi taşımalarda ATP/BTB belgesi zorunluluğu başlıyor. Bu zorunluluğun ATP uygulamalarına tam uyum için dönüm noktası olacağını ifade eden Şentürk, “Nasıl ADR’de çok başarılı bir şekilde dönüşümü yaşadıysak ATP’de bunu yapabiliriz. TSE’nin yetkinliği ve sahip olduğu altyapı en büyük avantajımız. ATP/BTB’nin yasalaşması ile tarladan sofraya dediğimiz süreçteki kayıplar çok aza iniyor. Dünyanın açlık ile boğuştuğu bir dönemde gıdalarımızın soğuk zincirden dolayı kayıplarını kabullenmememiz gerekiyor. Sürdürülebilir bir ekonomide tarımdaki verimliliğin en üst seviyede olması gerekiyor. Tarlada bin bir emekle, maddi kaynaklarla yetiştirilen bir ürünün yollarda çürümeye maruz bırakılması bu çağda kabul edilebilir bir durum değildir.

Türkiye’deki frigorifik treyler üretimi, ülkemizin ihtiyaçlarını yeteri kadar karşılayabilecek ve ithalatta gerek kalmayacak boyuttadır. İlk yatırım maliyeti yüksek olabilir ancak mal kayıplarının aza inmesi sebebiyle ülkemiz toplamda büyük kazanç sağlayacak. Bu sebeple ATP/BTB için teşviklerin verilmesi yerinde olacaktır.” dedi.

Türkiye, ATP/BTB ile soğuk zincir taşımacılığında yeni döneme hazırlanıyor

Türkiye, bozulabilir gıda ürünlerinin taşınmasında uluslararası kalite standartlarını belirleyen ATP ve iç taşımalar için BTB yönetmelikleri ile soğuk zincir taşımacılığında önemli bir adım atıyor. Erman Ticari Araçlar Genel Müdürü Emrah Deniz, ATP uygulamasının Türkiye’ye kazandıracağı avantajlara dikkat çekerek, bu yönetmeliğin Türkiye şartlarına uyarlanması halinde sektör genelinde büyük bir iyileşme sağlanacağını vurguladı.

Fransa, İtalya, İspanya gibi ülkelerin ATP yönetmeliğini ulusal mevzuatlarına da uyarladıklarını belirten Deniz, Türkiye’nin de ATP uygulamasını iç taşımacılığa entegre etmesi ile ekonomik olarak önemli bir kazanım elde edebileceğini ifade etti. “Türkiye’de yaklaşık 40-50 bin soğuk zincir taşımacılık aracı var. ATP uygulaması, bu araçlarda taşınan bozulabilir gıda ürünlerinin kalite ve güvenliğini koruma konusunda etkin bir çözüm sunarak, gıda güvenliğini artıracaktır” diyen Deniz, ATP belgelendirmesinin yaygınlaşmasıyla Türkiye’nin, AB gıda güvenliği müktesebatına daha uyumlu hale geleceğini vurguladı.

Yalnızca uluslararası taşımacılıkta zorunlu olan ATP sertifikasının Türkiye’deki iç taşımalar için de geçerli olabilmesi amacıyla Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, BTB uygulamasını devreye aldı. BTB, ATP ile benzer standartlara sahip ve yerel taşımalarda kaliteyi artırmayı hedefliyor. Bu durum, gıda taşımacılığında belirli kalite kriterlerinin sağlanmasını zorunlu kılarak, sağlıklı ve güvenilir gıda taşımacılığına katkıda bulunacak.

Soğuk zincir taşımacılığında geçiş süreci

ATP Türkiye Projesi kapsamında, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın Avrupa Birliği ile yürüttüğü eğitim programları, denetim ve farkındalık faaliyetleri ile sektörün ATP standartlarına geçiş süreci hızlandırıldı. Tüm taşımacılara 2025 yılına kadar bir geçiş süresi tanındı ve şu ana kadar 8500’den fazla araca ATP belgesi tahsis edildi. Bu rakamın yıl sonuna kadar 9000’e ulaşması bekleniyor. 2025 yılı itibarıyla iç pazardaki taşımacılar için de ATP ve BTB sertifikalarının zorunlu hale gelmesi hedefleniyor.

Denetim ve cezai işlemler ile süreç hızlanacak

Deniz, bugüne kadar Bakanlığın sürece uyum sağlanabilmesi adına geçiş dönemi tanıdığını, ancak cezai işlemler başlamadığından birçok yerel taşımacının konunun ciddiyetini henüz kavrayamadığını dile getirerel, “ATP ile uyumlu araçlara geçiş yapan büyük market zincirleri ve taşımacıları var; ancak bu sayılar hala yetersiz. ATP’de cezai işlemler başladığında, sektördeki belgelendirme sürecinin hızlanacağına inanıyoruz.” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin rekabet gücünü artıracak

ATP ve BTB uygulamaları, uluslararası ticarette Türkiye’nin rekabet gücünü artırarak soğuk zincir taşımacılık kalitesini yükseltecek. Ayrıca, iç taşımacılığa yönelik uygulamalar milli servetin korunması, gıda zayiatının önlenmesi ve halk sağlığının güvence altına alınması gibi ekonomik ve sosyal faydalar sağlayacak. Özellikle Türkiye’nin büyük bir yaş meyve sebze üreticisi ve ihracatçısı olduğunu hatırlatan Deniz, bu uygulamaların ihracat sektöründe de olumlu etkiler yaratacağını belirtti.

Türkiye, ATP/BTB ile gıda güvenliğinde önemli bir dönüşüm sürecine adım atarken, sektörün bu uygulamalara hızla uyum sağlaması, ülkemizin uluslararası pazarda rekabet gücünü artıracak stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.

e-dergi için tıklayın

EN ÇOK OKUNANLAR