Türkiye çimento sektörünün çatı kuruluşu TÜRKÇİMENTO, sektörün sürdürülebilirlik ve rekabetçilik odağındaki dönüşüm sürecine dikkat çekerek “üçüz dönüşüm” yaklaşımını yeniden gündeme taşıdı. Yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve insan odaklı gelişimi birlikte ele alan sektör; düşük karbonlu üretim, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla geleceğin üretim modeline hazırlanıyor.
TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, çimento sektörünün dönüşümü yalnızca çevresel sorumluluk perspektifiyle değil, aynı zamanda sürdürülebilir büyüme ve küresel rekabet gücünün temel unsuru olarak değerlendirdiğini belirtti. Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve insan odaklı gelişimin birlikte ele alınmasının önemine dikkat çeken Bozay, alternatif yakıt ve ham madde kullanımının yanı sıra yenilenebilir enerji yatırımlarıyla çevresel etkilerin azaltıldığını, aynı zamanda üretim süreçlerinin daha verimli ve rekabetçi hale getirildiğini ifade etti.
Türk çimento sektörü, döngüsel ekonomi uygulamalarıyla üretim süreçlerinde doğal kaynak kullanımını azaltırken farklı sektörlerden çıkan atıkları ekonomiye kazandırmayı sürdürüyor. 2025 yılı verilerine göre alternatif yakıt kullanımı 2,3 milyon tona ulaşırken sektör, ısıl enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 13,2’sini alternatif yakıtlardan karşılıyor. Aynı dönemde kullanılan 7,7 milyon ton alternatif ham madde sayesinde doğal kaynakların korunmasına katkı sağlanırken üretim süreçlerinde kaynak verimliliği artırılıyor.
Enerji yoğun üretim yapısına rağmen yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandıran sektör, karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalarını da sürdürüyor. Güneş enerjisi santralleri, rüzgar enerjisi yatırımları ve atık ısı geri kazanım tesisleri sayesinde sektörün elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10’u yenilenebilir ve geri kazanılmış enerji kaynaklarından sağlanıyor. Yalnızca atık ısı geri kazanım teknolojisi kapsamında 17 fabrikada faaliyet gösteren 27 hatta kurulu 164,5 MW güç ile 658 bin hanenin ve yaklaşık 2,6 milyon kişinin günlük elektrik enerjisi tüketimine eşdeğer enerji üretimi gerçekleştiriliyor. Elde edilen bu enerjiyle ilgili fabrikaların elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 30’u karşılanıyor.
Yeşil Dönüşüm Rekabetin Yeni Belirleyicisi Oluyor
Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) mali yükümlülük aşamasına geçmesiyle birlikte düşük karbonlu üretim, küresel ticaretin temel gerekliliklerinden biri haline geliyor. Türk çimento sektörü de düşük karbonlu üretim teknolojileri, alternatif yakıt kullanımı, enerji verimliliği projeleri ve dijital izleme sistemleriyle bu dönüşüm sürecine hazırlıklarını sürdürüyor.
TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, sürdürülebilirlik ile rekabet gücünün artık birbirinden ayrılmaz hale geldiğini belirterek Avrupa Yeşil Mutabakatı, SKDM ve yeni karbon düzenlemelerinin sanayide dönüşümü hızlandırdığını ifade etti. Türk çimento sektörü olarak bu süreci bir risk değil, Türkiye’nin üretim gücünü ve ihracat kapasitesini daha ileri taşıyacak stratejik bir fırsat olarak gördüklerini vurgulayan Bozay, sektörün düşük karbonlu üretim teknolojilerine yatırım yapmayı sürdürdüğünü söyledi.
2053 Net Sıfır Hedefi İçin 30 Milyar Dolarlık Yatırım
Türk çimento sektörü, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Türkiye Çimento Sektörü Düşük Karbonlu Yol Haritası doğrultusunda 2053 net sıfır emisyon hedefine yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Yol haritası kapsamında sektörün karbonsuzlaşma hedeflerine ulaşabilmesi için karbon yakalama, kullanma ve depolama teknolojileri (CCUS), alternatif enerji kaynakları, enerji verimliliği uygulamaları ve yenilikçi üretim teknolojileri alanlarında 2053 yılına kadar yaklaşık 30 milyar ABD doları yatırım yapılması öngörülüyor.
Karbon yakalama teknolojilerinden yenilenebilir enerji yatırımlarına, enerji verimliliğinden dijital dönüşüme kadar geniş bir alanda yürütülen çalışmalarla hem çevresel sorumlulukların yerine getirildiğini hem de Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunulduğunu belirten Bozay, sektörün çevre dostu üretim, dijital dönüşüm, kaynak verimliliği ve insan odaklı gelişim alanlarındaki çalışmalarına kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.


