Türkiye, tavuk etine düşkünlüğüyle tanınan bir ülke. Her yıl olduğu gibi bu yıl da yaz mevsiminde, tavuk eti sektörü de tüketicilerin taleplerini karşılamak için yoğun bir çaba gösterirken; tüm üretim süreci Tarım ve Orman Bakanlığı’nın denetimi altında, izinli işletmelerde gerçekleştirildi. Bu sayede, tavuk eti ve ürünleri ambalajları bozulmadan, tüketicilerin güvenle tüketebilmesi için piyasaya sunulurken; perakendedeki bu artan talep, Ev Dışı Tüketim (EDT) kanalında da artan tavuk konseptli restoran yatırımlarıyla etkisini gösterdi.
Türk tavuk sektörü, sürdürülebilir ve tam entegre yapısıyla tüketici talebini karşılamaya devam ediyor. Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği (BESD-BİR) tarafından yapılan araştırmalara göre, ülkede üretilen tavuk etinin yaklaşık %60’ı bütün olarak tüketilirken, geri kalan %40’ı parça olarak tüketiliyor. But, göğüs ve kanat gibi parça tavuk eti ürünleri, kemikli ya da kemiksiz seçeneklerle tüketici tercihlerine göre ambalajlanarak market raflarında ve restoran menülerinde yer alıyor.
Tavuk eti üretim sürecinin her aşaması, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın onayına tabi izinli işletmelerde, resmi gözetim ve denetim altında gerçekleştiriliyor. Bu yaklaşım, tavuk eti ve ürünlerinin ambalaj bütünlüğünün korunmasını sağlarken, etiketinde belirtilen koşullar altında tüketicilere sunulmasını garanti ediyor. Böylece, tüketiciler ürünleri gönül rahatlığıyla satın alabiliyor. Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) ve Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) tarafından yayımlanan son Tarım Raporu’na göre, dünya genelindeki toplam et üretimi yaklaşık 350 milyon ton civarında. Bunun %40’ına tekabül eden 140 milyon tonu tavuk etinden oluşuyor. Kanatlı hayvanların, diğer hayvansal üretim alanlarına kıyasla en düşük karbon ayak izine sahip olduğu ifade ediliyor. Rapor, önümüzdeki 10 yıl içinde ise tavuk etinde artan talep doğrultusunda %15 oranında bir üretim artışı bekliyor. Bu durum, tavuk etinin diğer hayvansal gıda ürünleri arasında en fazla üretilen protein kaynağı olmaya devam edeceğini gösteriyor. Türkiye, 2,4 milyon tonun üzerinde tavuk eti üretimiyle dünyada 8. sırada yer alıyor. Beyaz et sanayii,
Türk halkı için kendi kendine yeterli bir üretim yapısına ulaşmış durumda. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)’nun açıkladığı 2024 yılı verilerine göre, yılın ilk üç ayındaki toplam üretim, bir önceki yılın aynı dönemine göre %8’e yakın bir artış gösterdi. Bu durum, Türk tavukçuluk endüstrisinin iç pazardaki talebi karşılama kapasitesinin sürekli olarak büyüdüğünü ortaya koyuyor.
Türk tüketiciler tavuk eti konusunda oldukça yüksek bir tüketim alışkanlığına sahip
2010 yılından bu yana, beyaz et sanayii %60’tan fazla bir büyüme sergiledi. Kuş gribi gibi hayvan sağlığını etkileyen krizler, küresel ekonomik çalkantılar ve pandemi gibi olumsuz etkilere rağmen sektör, sürekli bir büyüme trendi izlemeye devam ediyor. 2024 yılının ilk üç ayındaki üretim artışı, kişi başına tavuk eti tüketiminin 24,6 kg’a yükselmesine neden oldu. Dünya ortalaması ise 17,3 kg olarak kaydedildi; bu, Türk tüketicilerinin tavuk eti konusunda oldukça yüksek bir tüketim alışkanlığına sahip olduğunu gösteriyor.
Raporda, artan ihracat potansiyeli ve yüksek kaliteli üretim sayesinde Türkiye’nin dünya et ihracatında önemli bir artış yaşayacağı ifade ediliyor. Ancak, Türk beyaz eti ihracatına getirilen kısıtlamalar, sektörü olumsuz etkileyerek yıllarca elde edilen yurt dışı pazarlarından uzaklaştırıyor. Bu kısıtlamaların en kısa sürede kaldırılması, sektörün gelişimi ve ülkemizin ekonomik gücü açısından son derece kritik bir önem taşıyor. TÜİK verilerine göre, 2024 yılı Nisan ayında tavuk eti üretiminde, bir önceki aya göre %6,1 ve geçen yılın aynı ayına göre %6,8 oranında bir artış yaşandı. İhracatçı birliklerinin raporlarına göre, 2024 yılı Ocak-Nisan döneminde iç piyasada %9 oranında bir büyüme gözlemlendi. Bu veriler, Türk tavuk eti sektörünün iç pazardaki dinamiklerini ve gelişim potansiyelini açıkça ortaya koyuyor.
Ürünlerin güvenilirliği söz konusu
Diğer taraftan, bazı meslek odalarının tavuk eti ve ürünlerinin kesimhanede ambalajlanması ve etiketlenmesi zorunluluğundan vazgeçilmesi talebi, sektör tarafından halk sağlığı açısından sakıncalı bulunuyor. Ambalaj bütünlüğünün bozulması, kontrolsüz bir ortamda yeniden parçalanarak tüketiciye sunulması, tavuk etinin üretimi, kesim, paketleme, depolama ve sevkiyat süreçlerinde sunulan soğuk zincirin kırılmasına yol açabilir. Bu da ürünlerin güvenilirliğini azaltacaktır. Türk tavuk eti sektörü, iç pazardaki talebi karşılama ve ihracat pazarlarında global rakipleriyle rekabet etme kabiliyetine sahip üretim yapmaya devam edecektir. Ticaret Bakanlığı’nın 2024 yılı Mayıs-Aralık dönemindeki tavuk eti sektörü için getirdiği ihracat kısıtlamalarının kaldırılması, dış pazarlardaki rekabet gücünü korumak açısından büyük önem taşıyor.
Kuruluşundan bu yana sürekli gelişim ve inovasyon fırsatlarını takip eden Türk tavuk eti sektörü, üzerindeki sorumluluğun bilinciyle gerek iç gerekse de dış talebi karşılayacak nitelikte üretim yapmaya devam edecektir. Bu dinamizm, Türk halkının beslenme alışkanlıkları için de büyük bir katkı sağlamaktadır.
Türkiye’nin kızarmış tavuk tutkusu
Doyuyo markasının yaptığı Kızarmış Tavuk Tüketim Alışkanlıkları Araştırması, EDT pazarında kızarmış tavuk ürünlerine artan talebin önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Doyuyo’nun verileri, özellikle kızarmış tavuk gibi popüler beyaz et ürünlerine olan ilginin arttığını ve tüketici alışkanlıklarındaki değişimleri gözler önüne seriyor. Araştırma, EDT oranlarının yükselmesiyle birlikte, kızarmış tavuğun restoranlar ve fast food mekanlarında daha fazla tercih edildiğini ortaya koyuyor. Böylece, tavuk eti sektöründeki büyüme, yalnızca perakende değil, aynı zamanda kızarmış tavuk gibi sevilen ürünlerin ev dışı tüketim alanında da kendini gösteriyor.
Araştırma katılımcılarının %44’ü ideal kızarmış tavuğu çıtır olarak tanımlıyor. Her 10 kişiden 1’i ideal kızarmış tavuğun çıtır ve içi sulu, yumuşak ve iyi pişmiş olduğunu belirtirken, tercihte öncelikli lezzet faktörleri ise çıtırlık, iyi pişmiş olması, sıcak servis edilmesi olarak sıralanıyor. Katılımcıların %62’si kızarmış tavuğun en cazip, haz, lezzet noktasını ise baharat ve marinasyon olarak tanımlıyor.
Gençler AVM’ci, orta yaşlılar mangalcı
Araştırma, kızarmış tavuğun en çok AVM, restoran (%37) gibi mekanlarda ve evde (%30) tüketildiğini de gösteriyor. Kızarmış tavuk kategorisinde tüketim %67 ile en sık satış noktalarında gerçekleşiyor. Araştırma 18-24 yaş arası tüketicilerin kızarmış tavuğu bir yemekten ziyade sosyalleşme aracı olarak gördüğünü de ortaya koyarken, 18-24 yaş arası tüketicilerin %37’si kızarmış tavuğu AVM’de/restoranda, 45-54 yaş grubunun ise %20’si açık havada tükettiğini ifade ediyor.
Gençler yakın temastan kaçınıyor
18-24 yaş arasındaki katılımcıların %82’si, kızarmış tavuk ürünleri bulunan restoranları ziyaret ettiğinde genellikle kendi kendine kasadan/kiosk’tan sipariş verdiğini belirtiyor. %74 aynı şekilde ödemeyi de kendi kendilerine yapmayı tercih ettiklerini ifade ederken, online siparişin ise 25-34 yaş arası tüketiciler arasında daha fazla tercih edildiği ortaya çıktı.
Araştırmaya katılanlardan kızarmış tavuğu sağlık açısından ele almaları da istendi. Her 2 katılımcıdan 1’i kızarmış tavuğu sağlıklı bulduğunu söylüyor.
