DB Schenker Arkas‘ın Türkiye’deki yapılanmasının detaylarını okurlarımızla paylaşan DB Schenker Arkas Genel Müdürü Özgür AL, firma olarak dijitalleşme ve yapay zeka uygulamalarını hangi alanlarda kullandıklarını da aktardı.
DB Schenker Arkas‘ın Türkiye’deki yapılanması ve bu hizmetler hakkında ayrıntılı bilgi verir misiniz?
DB Schenker Arkas olarak Türkiye’nin 8 şehrinde ve 3 havaalanında ofislerimiz, ayrıca 9 depomuz bulunuyor. Yaklaşık 150.000 m2‘ye yakın bir depolama alanına sahibiz.
Türkiye’de denizyolu, havayolu, karayolu, depo ve antrepo hizmetleri, fuar taşımacılığı ve proje taşımacılığı olmak üzere altı ana alanda uzmanlığımız bulunuyor. Avrupa karayolu taşımacılığı alanında lider konumundayız. Deniz ve havada ise armatör veya havayollarının filolarını kullanarak pazar payımızı büyüten bir yapıya sahibiz. Türkiye’de fuar taşımacılığında ilk sırada yer alıyoruz. Ayrıca, proje taşımacılığında oldukça deneyimli bir kadroya sahibiz. Proje taşımalarında fabrikaların sökülüp, taşınması ve monte edilmesi gibi büyük ve zor işlerde ilk akla gelen firmalardan biriyiz.
Müşterilerinize hizmet, zaman, maliyet ve transit süre vb. alanlarda ne tür avantajlar sunuyorsunuz?
Avrupa karayolunda kullanılacak dorse ve tır yatırımları yaptık. Sürekli olarak yeni ticaret hatları oluşturuyor, transit sürelerini ve karbon emisyonunu azaltmak, maliyeti düşürmek için alternatif çözümler geliştiriyoruz. Geçen yıl Pelitli ve Ankara Kahramankazan’da iki önemli depo yatırımımız oldu. Sektördeki ihtiyacı görerek hızlı aksiyon alıyor, müşterilerimizin ihtiyaçlarına çözümler geliştiriyoruz.
Dijitalleşme alanında adımlar atarak müşterilerimizin tüm lojistik sürecini adım adım takip edebilmeleri amacıyla eSchenker uygulamasını devreye aldık. Ücretsiz sunduğumuz BinPacker uygulamamız sayesinde koli-palet dispozisyonu ve palet-TIR dispozisyonunu, 3 boyutlu olarak düzenleyebiliyorlar. Web sitemizde Connect uygulamasını başlatarak müşterilerimizin son derece hızlı ve pratik bir şekilde teklif almasını ve rezervasyon yapmasına da olanak tanıdık.
DB Schenker Arkas, dijitalleşme ve yapay zeka uygulamalarından nasıl yararlanıyor? Elde ettiğiniz faydalar neler?
Dünyada ve Türkiye’de lojistik sektöründe dijitalleşme ve yapay zeka her geçen gün daha fazla ön plana çıkıyor. Bizler de bu teknolojileri kullanarak akıllı rotalama ve teslimat optimizasyonu yazılımları sayesinde en kısa ve en verimli teslimat rotalarını belirleyebiliyoruz. Bu da hem zaman tasarrufu sağlıyor hem de yakıt tüketimimizi azaltarak çevresel etkiyi en aza indiriyor.
Yapay zeka ve büyük veri analitiğiyle geçmiş satış verilerine dayanarak gelecekteki talebi daha doğru bir şekilde tahmin edebiliyor ve buna göre stok seviyelerini ayarlayabiliyoruz. Ayrıca, depo yönetimi ve malzeme taşıma gibi görevlerde otomasyon ve robotik uygulamalar, daha hızlı ve pratik bir çalışma ortamı yaratıyor.
DB Schenker Arkas olarak sürdürülebilirlik, geri dönüşüm ve yeşil enerji alanlarında hangi adımları atıyorsunuz?
DB Schenker Arkas olarak sürdürülebilir lojistiğin geleceğini oldukça önemsiyor, süreçlerimizi bu yönde geliştirmek için çalışıyoruz. Depolarımızda LED aydınlatmaya geçtik. Enerji tüketimini %20 azaltarak, karbon ayak izimizi düşürdük. Ayrıca, Gebze depomuzda güneş panelleri kullanarak 7.3 kW’lık üretim kapasitesine ulaştık. Geçtiğimiz yıl 108 ton tahta palet tasarrufunda bulunduk. Ofislerimizde karton bardak ve plastik gereç kullanımını sonlandırarak, 1.8 ton tasarrufta bulunduk. İstanbul merkez ofisimiz “LEED” sertifikasyonu sahibi oldu. Ek olarak, I-REC sertifikasyonu, geri dönüşüm önceliği gibi çalışmalarımız bulunuyor. Elektrik Kontrat geçişlerini tamamladık. Yeşil enerji sertifikaları ile toplam elektrik kullanımının %56’dan fazlasının yeşil enerji olmasını sağladık. Çalışanlarımıza da düzenli olarak Eko-Farkındalık, Çevre Politikası, Global Hedefler, Tasarruf ve Geri Dönüşüm Eğitimleri veriyoruz. Globalde elektrikli araç kullanımı, sürdürülebilir havacılık yakıtı, deniz biyoyakıtı kullanımı gibi uygulamalarımız var. Türkiye’de de lojistik dağıtımlarımızda çevre dostu ulaşım araçlarını kullanma konusunda yatırım yapmayı planlıyoruz. İlk olarak, elektrikli araçlara yönümüzü çevirdik. Bu araçları seçerken hem çevresel etkiyi minimize etme hem de operasyonel verimliliği artırmak istiyoruz. Özellikle İstanbul, Bursa ve İzmir gibi üç büyük şehrimizde bu araçları kullanarak çevresel etkimizi azaltmayı hedefliyoruz.


