ANT Lojistik olarak kadın vizyonunun, disiplininin ve iletişim gücünün lojistik sektöründe fark yarattığına şahit olduklarını belirten ANT Lojistik Genel Müdür Yardımcısı Ceren Eker Güven’i ağırladığımız Mart sayımızda hem ANT Lojistik’in kadın istihdamını hem de daha etkili ve verimli çalışabilmelerine alan açmak adına hayata geçirdikleri uygulamaları konuştuk.
ANT Lojistik’te kadınların yetenek dönüșümünü sağlamak ve daha verimli, etkili ve eșit iș ortamında çalıșmalarına alan açmak adına nasıl bir strateji geliștirdiniz?
Lojistik sektörü günümüzde hala kadınların fazla rağbet göstermediği ve/veya tercih edilmediği bir sektör olarak algılanabiliyor. Genel kanının aksine ANT Lojistik olarak kadın vizyonunun, disiplininin ve iletișim gücünün lojistik sektöründe fark yarattığına tüm iș birimlerimizde șahit oluyoruz. Buna paralel olarak, iki șirket ortağımızın ve Ticari Faaliyetler Direktörümüzün kadın olması bu sektörde yükselmek isteyen tüm kadın personelimize ve personel adaylarımıza cam tavan sendromunun șirketimizde geçerli olmadığı ve kariyer anlamında önlerinin açık olduğu yönünde net bir mesaj veriyor. Bunun haricinde bilgisayar bașında çalıșan tüm personelimize hibrit çalıșma hakkı sunuyoruz. Bu yapı, özellikle hamile olan veya yeni doğum yapmıș kadın personelimiz tarafından sıklıkla tercih ediliyor. Bu dönemlerde ücretsiz izin almak yerine hibrit düzende çalıșarak hem kariyerlerinden kopmuyorlar hem de iș ve aile temposunu dengeli bir șekilde yönetebiliyorlar.
ANT Lojistik bünyesinde üst düzey yönetim kadrosu ve personel kademesinde kadın istihdam oranınız nedir, son yıllarda bu oran nasıl bir değișim gösterdi ve bu değișimdeki etkenler neler oldu?
Son yıllarda gerek yurt dıșında gerekse ülkemizde lojistik sektöründeki kadın istihdamında bir artıș gözlemliyoruz. Bu değișimde üç temel etkenin önemli rol oynadığını düșünüyorum. Birincisi; üniversitelerde sayıları her geçen gün artan ve kaliteli eğitim sağlayan lojistik bölümleri ve bu alanda artan akademik eğitim düzeyi, bir diğeri sektörde bașarıları ile yeni nesle örnek olan kadın yöneticiler ve kadın iș gücünün lojistikteki değerinin bilincinde olup bunu ön plana çıkarmak için çaba gösteren dernekler. ANT Lojistik’in ișgücü profiline bakacak olursak, kadın çalıșanlarımız üst düzey yönetim kadromuzun %50’sini, beyaz yaka personelimizin ise %35’ini olușturmakta. Bu anlamda șirketimizin kadın istihdam oranı ile uzun yıllardır sektördeki birçok firmanın önünde yer aldığını gururla söyleyebilirim.
Ülke nüfusunun %49,9’unu kadınlar oluștururken, hem beyaz hem de mavi yaka statülerinde iș gücüne katılma oranı günümüzde hala çok düșük. 2021 yılı TÜİK verilerine göre 15 yaș ve üstü kadınların iș gücüne katılma oranı %32,8 iken yönetici pozisyonundaki kadınların oranı ise %20,7. Lojistik gibi zorlu görünen bir sektörde bu oran nasıl, sizce kadınların katma değeri yüksek iș alanlarında sayısı neden az, bu konuda șirket ve yöneticilere düșen sorumluluklar nelerdir?
Öncelikle kadınlarımızın iș gücüne katılma oranının oldukça düșük olmasında geçmișe dayanan toplumsal ve kültürel bazı kodlamaların yer aldığını düșünüyorum. Bunların kırılması zaman alıyor. Yukarıda bahsettiğim uzaktan çalıșma, aralıklı çalıșma, doğum izni sonrası kariyerine döndüğü yerden devam edebilme, hamileyken terfi edebilme vb. temel haklar kadın çalıșanlara sağlanmadığı sürece, kadınlar aile ve iș arasında tercih yapmaya itilmiș oluyor. Bu da bir grup kadını istemeden de olsa iș hayatından koparıyor, diğer bir grup ise zor șartlar altında, kendisinden özveride bulunarak devam edebiliyor.
Lojistik sektöründeki kadın istihdam oranı maalesef TÜİK’in yayınladığı genel oranların da altında. Sektörde sıkça duyduğumuz cam tavan sendromu, fırsat eșitsizliği, iș tanımına ve gerekli kalifikasyonlara dair ön yargılar vb. etkenler sadece beyaz yaka değil mavi yaka ișlere de kadın adayların bașvurusunu kısıtlıyor. Bu durumu iyileștirmenin ilk adımının iș dünyasında cinsiyetten bağımsız eșit haklar sağlamayı bir prensip olarak benimsemek olduğu kanısındayım.
Kendi șirketimiz özelinde beyaz yakadaki kadın istihdamında gösterdiğimiz gelișmeyi mavi yakada da göstermeyi hedefliyoruz. Bu bizim gelișime açık noktamız diyebilirim.


