Haber ve Tanıtım Merkezi

Türkiye’nin Yeni Gündemi Üretim ve İhracat

TİM Başkanı Mustafa Gültepe, Türkiye’nin ihracat gündemini ve sanayinin rekabet gücünü Hizmetix’e değerlendirdi. İhracatta 400 milyar dolar eşiğinin aşılmasının önemli olduğunu belirten Gültepe, sürdürülebilir büyümenin yolunun yeniden üretim ve ihracattan geçtiğine dikkat çekti.

2026 için mal ihracatında 282, hizmet ihracatında ise 128 milyar olmak üzere, toplamda 410 milyar dolarlık bir hedefimiz var. Ocak-Ağustos döneminde sekiz aylık ihracatta 185 milyar dolardayız. 12 aylık çevrimde mal ihracatımız 280, hizmet ihracatımız ise 125 milyar doları aşmış bulunuyor. Yıllık çevrimde ise mal ve hizmet ihracatımız toplamda 405 milyar dolar seviyesine ulaştı.

400 milyar dolar gibi bir eşiği aşmamız önemli olmakla birlikte bir konuya dikkat çekmem gerekiyor: Bu yıl sekiz aylık dönemde miktar olarak ihracatımız geriledi. Yani rekabetçilikle ilgili sorunlar nedeniyle üretim kapasitemizi yeterince kullanamıyoruz.

 

“İhracatta yeni bir oyun planına ihtiyaç var”

TİM olarak Türkiye’yi Cumhuriyetimizin ikinci yüz yılına en çok ihracat yapan ilk 10 ülke arasına çıkarma hedefiyle başladık. Biz ülkemizi ihracatın şampiyonlar liginde görmek istiyoruz. Türkiye’nin bu potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz. Ancak öncelikle rekabetçi üretim koşullarına dönmemiz, ihracatı tabana yaymamız, 27 sektörün tümünden katkı almamız, her yıl çift haneli artışları yakalamamız gerekiyor. Bunun da yolu üretim ve ihracatı yeniden ekonomik büyümenin lokomotifi yapmaktan geçiyor. Biz ekonomide sağlıklı büyümenin ancak üretim ve ihracatla sağlanabileceğini düşünüyoruz. Oysa net ihracat altı çeyrek aralıkız büyümeye negatif katkı verdi. 2026’nın ikinci çeyreğinde net ihracatın 0,6 puanla büyümeye katkı sunması önümüzdeki dönem için bizi umutlandırsa da imalat sanayinin milli gelirdeki payı gerilemeye devam ediyor. 2022’nin ikinci çeyreğinde imalat sanayinin milli gelirdeki payı yüzde 23’tü. Oran bu yılın ikinci çeyreğinde yüzde 15,1’e indi. Dört yılda yaklaşık 8 puanlık bir kayıp var. Bu tablo bize ülkemizde erken sanayisizleşmenin sinyallerini veriyor.

Oysa Türkiye’nin daha fazla üretime ve daha fazla ihracata ihtiyacı var. Yeni açıklanan Orta Vadeli Programa (OVP) baktığımızda üretim ve ihracat konusunda sanayiciyi heyecanlandıracak bir tablo görmüyoruz. Örneğin OVP’de net ihracatın 2027’de büyümeye sıfır katkı vereceği yazıyor. 2028’de 0,1, 2028’de 0,2’lik bir katkı öngörülüyor. Bizim sanayiciyi heyecanlandıracak yatırıma, üretime, ihracata teşvik edecek politikalara ihtiyacımız var. Eğer bu politikaları geliştiremez, yeni bir oyun planı kuramazsak erken sanayisizleşme senaryoları ne yazık ki gerçek olacak. Yani sanayi kaybedecek; sanayi kaybettiğinde ülke de kaybedecek. Dolayısıyla bizim bugün Çin ve ABD’de başta olmak üzere birçok ülkenin yaptığı gibi sanayi üretimini ve elbette ihracatı stratejik bir öncelik olarak ele almamız sanayiciyi heyecanlandırmamız, üretimi ve ihracatı yeniden cazip hale getirmemiz gerekiyor.

 

e-dergi için tıklayın

EN ÇOK OKUNANLAR