Haber ve Tanıtım Merkezi

Cumhuriyetin İkinci Yüzyılında İhracat Rekoru

Türkiye, küresel ekonomik belirsizliklere, jeopolitik gelişmelere ve artan maliyetlere rağmen ihracatta yeni rekorlara ulaştı. Eylül ayında yüzde 15,4 artışla 26 milyar dolara yükselen mal ihracatı, Cumhuriyet tarihinin en yüksek ikinci aylık seviyesini görürken, yıllıklandırılmış mal ihracatı 283,7 milyar dolarla tüm zamanların rekorunu kırdı. Mal ve hizmet ihracatı toplamı ise 409,1 milyar dolara ulaştı.

Cumhuriyetin ikinci yüzyılında üretim ve ihracat kapasitesini güçlendirmeyi hedefleyen Türkiye, küresel ticarette yaşanan zorlu koşullara rağmen dış pazarlardaki performansını artırmayı sürdürüyor. Jeopolitik gerilimler, enerji maliyetlerindeki artış, küresel talepteki zayıflama ve korumacılık eğilimlerinin uluslararası ticareti etkilediği bir dönemde elde edilen ihracat rakamları, Türkiye’nin üretim gücü ve ekonomik bağımsızlık vizyonu açısından önem taşıyor. İhracatın yalnızca hacim olarak büyümesi değil, yüksek teknoloji ve katma değerli üretimle desteklenmesi de gelecek dönem hedeflerinin merkezinde yer alıyor.

Ticaret Bakanı Ömer Bolat ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe’nin katılımıyla açıklanan dış ticaret verilerine göre, Türkiye’nin ocak-eylül dönemi mal ihracatı yüzde 5,2 artışla 211 milyar dolara yükseldi. Eylül ayında gerçekleşen 26 milyar dolarlık ihracat ise Cumhuriyet tarihinin en yüksek ikinci aylık performansı olarak kayıtlara geçti.

İhracatta 283,7 Milyar Dolarlık Tarihî Rekor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, yıllıklandırılmış mal ihracatının 283,7 milyar dolara ulaşarak Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine yükseldiğini açıkladı. Böylece 2026 yılı Orta Vadeli Programı’nda öngörülen 282 milyar dolarlık ihracat hedefi, yılın tamamlanmasına üç ay kala aşılmış oldu. Son 12 aylık dönemde mal ihracatında 14,1 milyar dolarlık artış sağlandığını belirten Bolat, eylül ayındaki yükselişin parite veya takvim etkisinden kaynaklanmadığını vurguladı.

Hizmetler ihracatında da yeni bir rekora ulaşıldı. Eylül itibarıyla yıllıklandırılmış hizmetler ihracatı 125,4 milyar dolara yükselirken, mal ve hizmet ihracatının toplamı 409,1 milyar dolara ulaştı. Böylece Türkiye, yıl sonu için belirlenen 410 milyar dolarlık toplam ihracat hedefine önemli ölçüde yaklaştı.

Cevdet Yılmaz: İhracatta 400 Milyar Dolar Eşiği Aşıldı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın değerlendirmelerine göre, yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatının 409 milyar dolar seviyesini aşması, Türkiye’nin toplam dış satım kapasitesinde ulaştığı yeni eşiği ortaya koyuyor. Küresel talebin zayıfladığı, jeopolitik gerilimlerin ve korumacılık eğilimlerinin ticaret akışlarını yeniden şekillendirdiği bir dönemde elde edilen bu performans, Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirme hedefi açısından dikkat çekiyor.

Tedarik zincirlerinde yaşanan belirsizlikler ve başlıca ticaret ortaklarının ekonomik görünümündeki baskılar karşısında ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi, dış ekonomik gelişmelere karşı dayanıklılığın artırılması bakımından önem taşıyor. Türkiye’nin ihracatta ulaştığı seviyenin korunması ve geliştirilmesinde, üretim kapasitesinin yanı sıra yeni pazarlara erişim ve dış ticarette sürdürülebilir büyüme öne çıkıyor.

Dış Ticarette İhracatın Payı Güçleniyor

İhracattaki artış, dış ticaret göstergelerine de yansıdı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açıkladığı verilere göre, ihracatın ithalatı karşılama oranı yılın ilk çeyreğinde yüzde 69, ikinci çeyreğinde yüzde 74,5 ve üçüncü çeyreğinde yüzde 80,8 olarak gerçekleşti. Eylül ayında ise bu oran yüzde 83,2’ye ulaştı.

Aynı dönemde ithalat geçen yılın eylül ayına göre yüzde 5,9 artarak 31,2 milyar dolar seviyesine yükseldi. Ocak-eylül döneminde toplam ithalat 282 milyar dolar, dış ticaret açığı ise 71 milyar dolar olarak kaydedildi. Yılın ilk çeyreğinde 28,5 milyar dolar olan dış ticaret açığı, ikinci çeyrekte 24,5 milyar dolara, üçüncü çeyrekte ise 17,5 milyar dolara geriledi.

Türkiye’nin ihracat performansının ekonomik büyümeye katkısına da değinen Bakan Bolat, yılın ikinci çeyreğinde kaydedilen yüzde 2,3’lük büyümenin 0,6 puanının net mal ve hizmet ihracatından kaynaklandığını belirtti. Sanayi, hizmetler ve tarım sektörlerinin üretim yönünden büyümeye olumlu katkı sağladığını ifade eden Bolat, dış ticaretin Türkiye ekonomisindeki önemine dikkat çekti.

Katma Değerli Üretim İhracatın Geleceğini Şekillendiriyor

Türkiye’nin ihracat vizyonunda yalnızca dış satım hacminin artırılması değil, yüksek teknolojili ve katma değerli üretimin güçlendirilmesi de öncelikli hedefler arasında bulunuyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın paylaştığı verilere göre, orta ve yüksek teknolojili ürün ihracatı 117,6 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Bu ürünlerin toplam ihracattaki payı yüzde 43,7’ye yükselirken, bir önceki yıla göre 5,6 milyar dolarlık artış kaydedildi.

Üretimde teknoloji ve inovasyon kapasitesinin geliştirilmesi, firmaların yeşil ve dijital dönüşüm süreçlerinin desteklenmesi ve nitelikli insan kaynağına yatırım yapılması, Türkiye’nin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması açısından önem taşıyor. İhracatın daha yüksek katma değerli ürünlerle büyütülmesi, Türkiye’nin küresel değer zincirlerinde daha güçlü bir konuma ulaşmasının temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.

Ekonomik Bağımsızlığın Gücü Üretim ve İhracat

Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana sürdürülen üretim, sanayileşme ve dünya pazarlarıyla bütünleşme hedefi, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlık vizyonunun temelini oluşturuyor. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın açıkladığı verilere göre, Türkiye’nin mal ve hizmet dış ticaret hacmi yaklaşık 866 milyar dolara ulaşırken, mal ve hizmet ihracatının millî gelir içindeki payı yüzde 26-27 seviyesinde bulunuyor.

Cumhuriyetin ikinci yüzyılında Türkiye’nin ihracat performansını sürdürülebilir hale getirmesi; üretim kapasitesinin geliştirilmesi, ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi ve teknoloji yoğun sektörlerin güçlendirilmesiyle yakından ilişkili. Ulaşılan rekorların ötesinde, daha yüksek katma değer yaratan ve dünya ticaretinde daha güçlü bir konuma sahip olan Türkiye hedefi, ekonomik bağımsızlığın gelecek dönem yol haritasını şekillendiriyor.

e-dergi için tıklayın

EN ÇOK OKUNANLAR