Haber ve Tanıtım Merkezi

Düzce, Sanayi ve İhracatta Cazibe Merkezi Haline Geldi

Sanayi, tarım, ihracat ve turizm alanlarında son yıllarda önemli bir ivme yakalayan Düzce, deprem sonrası yeniden inşa sürecini fırsata dönüştüren şehirlerden biri oldu. AK Parti MKYK Üyesi ve Düzce Milletvekili Ayşe Keşir, Düzce’nin yatırım potansiyelini, üretim gücünü ve geleceğe yönelik hedeflerini değerlendirdi.

“Düzce, lojistik avantajı ve stratejik konumuyla yatırımın cazibe merkezi haline geldi.”

Doğası, sanayisi ve stratejik konumuyla öne çıkan Düzce’nin potansiyelini nasıl tanımlarsınız?

Biliyorsunuz ki Düzce 1999 depreminde yüzde 83’ü yıkılmış bir şehir; aslında küllerinden yeniden doğmuş bir şehir. Açıkça söylemek gerekirse Düzce’nin bu süreçteki her bir tuğlasında Ak Parti’nin izi var. Düzce’nin hem coğrafi konumu hem de lojistik konumu cazibe merkezi olmasını sağlayan sebeplerin başında geliyor.

Özellikle 1999 depremden sonra il olması ciddi bir sanayi yatırımı getirdi şehrimize. Bunun yanı sıra tarım üretimimizin yüze 90’nını oluşturan fındık da Düzce ekonomisi için ciddi bir öneme sahip; ayrıca İstanbul’a olan yakınlığı, ticaret merkezlerine yakın olması ve lojistik maliyetlerinin düşük olması da büyük bir avantaj sağlıyor. Aslında nüfus olarak Türkiye ortalamasının altında ama Düzce cazibe merkezi olmasından kaynaklı olarak ciddi bir göç alıyor; bu da dinamik bir nüfus yapısı demek. Bizim ölçeğimizdeki birçok il göç verirken Düzce göç alan bir şehir. Ayrıca coğrafi konumu ve doğal güzelliklerine de değinecek olursak Konuralp Antik Kenti, kuzeyde deniz turizmi güneyde ise yayla turizmi ile öne çıkıyor. Şehrimiz her şeyin bir arada olduğu kompakt bir şehir… Batı Karadeniz’in de başladığı nokta; Karadeniz özlemi çeken birçok kişinin yakın mesafe avantajı ile tercih ettiği bir şehir…Ulaşım açısından da otoban güzergahında bulunması ve İstanbul’a yakın mesafede olması da Düzce’yi daha cazip hale getiriyor.

Düzce, fındık üretimi ve ihracatında Türkiye’nin önemli merkezlerinden biri. Şehrin bu alandaki üretimini ve potansiyelini artırmak için hangi adımlar atılmalı?

Düzce fındık üretiminde 5. sırada yer alıyor. Fındık üretiminin iyi olduğu Samsun ve Ordu gibi şehirlerin bulunduğu bir ligde, yıllık üretimin 90 bin tonları gördüğü baz alınırsa bu büyük bir başarı. Ancak fındık henüz bir mamule dönüşmedi; Türkiye genelinde fındık üretiminde yaptığımız bir özeleştiri bu… Düzce fındığının mamule dönüşmesini arzu ediyoruz. Çünkü bu ürünün kendine has bir lezzeti var bu anlamda da tercih edilen bir ürün.

Düzce, üretim gücü, organize sanayi bölgeleri ve stratejik konumuyla sanayide dikkat çeken şehirlerden biri haline geldi. Bu yükselişi sağlayan temel faktörler neler oldu?

Az önce de değindiğimiz gibi Düzce, lojistik avantajı ve bulunduğu konum itibarıyla sanayici için de bir cazibe merkezi. Şu anda üç OSB’miz tam kapasite çalışıyor. Akçakoca Demir-Çelik OSB’nin de kurulum süreci tamamlandı. Bir de Düzce Çilimli OSB orman ürünleri ve ahşap üretimi açısından önemli bir yere sahip. Özellikle bölgemizde deprem öncesinde parke ağırlıklı bir üretim söz konusuydu. Hala da parke markalarıyla Türkiye ve dünyada bilinen bir bölge; bunu daha da geliştirmek için çalışmalar yapıyoruz. Aynı zamanda Çilimli’nin bir ihtisas OSB’si olması da bölgenin cazibesini artıran bir diğer unsur diyebiliriz.

Limanlara yakın olduğu için şehrin kuzeyinde demir-çelik üretimi yapılıyor. Burada öncelik üretimin daha disiplinli ve profesyonel bir alana dönüşmesi. Şu anda bu alanlarda da ciddi bir yatırım talebi var. Düzce’nin yüz ölçümü düşünüldüğünde beş OSB’den daha fazlasını kaldırabileceğini düşünmüyorum. Bizler Düzceli yöneticiler olarak bu konuda hemfikiriz. Düzce’nin OSB yatırımları açısından belli bir doygunluğa ulaştığını düşünüyoruz. Diğer yandan iki OSB’nin genişlemesi konusu da gündemde.

1999 depreminden büyük ölçüde etkilenen Düzce’nin bugün daha dirençli ve güvenli bir kent haline gelmesi için hangi çalışmalar hayata geçirildi?

Şöyle ki o dönemde yüzde 83’ü yıkılmış bir şehirden bahsediyoruz… Bu süreçten sonra il olmuş bir şehir Düzce… Bugün şehrin yüzde 80’i yeni deprem yönetmeliğine uygun yapıldı. Bu da yatay mimari ve dirençli bir şehir demek. Belediye başkanımız Sayın Faruk Özlü de bu konuda son derece kararlı. Genel olarak maksimum 4 katı geçmeyen bir yapılanma söz konusu. Başka şehirlerden gelen misafirler kenti kuş bakışı izlediklerinde buradaki yatay mimariye hayran kalıyorlar. Düzce’yi hem Anadolu şehri kimliğini koruyarak hem de modern bir şehir planı oluşturarak beraberinde de depreme dayanıklı, dirençli bir şehre dönüştürdük.

6 Şubat depremlerinden önce 23 Kasım’da yaklaşık 6 şiddetinde bir deprem yaşadık. Çok derin bir sarsıntı oldu şehrimizde; 950 civarında bina ağır hasar aldı ve yıkım kararı alındı. Beraberinde Çilimli ilçemizin merkezi tamamen kentsel dönüşüme girmek zorunda kaldı. Çok şükür ki can kaybımız olmadı. Farklı ülkeleri örnek gösteriyoruz depreme dayanıklı şehirler konusunda Japonya gibi…. Düzce de bu anlamda dünyada örnek gösterilecek bir duruma geldi.

Düzce, doğal güzellikleri, yaylaları, şelaleleri, gölleri ve doğa sporlarına elverişli yapısıyla önemli turizm potansiyeli barındırıyor. Bu kapsamda hangi yatırım ve projeler öncelikli olacak?

Turizm konusunda Düzce Belediyesi ciddi anlamda çalışmalar yapıyor ve bu alana öncülük ediyor. Faruk Özlü başkanımız aynı zamanda Kalkınma Ajansı’nın da başkanı. Şu anda bölgedeki altı ili de kapsayan Yakın Karadeniz paketi üzerinde çalışılıyor. Bu proje bölgeye bir katma değer üretecek ve beraberinde milli parklarla iş birliği kapsamında doğal dokuyu koruyarak doğa uyumlu bungalov tarzı yapılaşma ile turizmi teşvik etme konusunda ciddi gayretleri var belediyemizin.

Özel işletmeler de bu konuda çok ilgililer; şunu söyleyebilirim ki 12 yıl önce millet vekili olduğumda Düzce’yi turizm açısında sosyal medya mecralarında tanıtan bir tane bile hesap yoktu. Arkadaşlarımızla bir karar almıştık ve her cuma Düzce’den bir yer paylaşarak hafta sonu için büyük şehirlerdeki kişileri davet ediyorduk. Bunu uzun bir süre devam ettirdik. Son birkaç yıldır Düzce’nin gastronomisini, turizmini anlatan farklı konseptlerde çok sayıda hesap var. Bu mecralar şehrin bilinirliğine ciddi bir katkı sağlıyor; bu hesapların genç yöneticilerine de teşekkür ediyorum.

Ticaret Bakanlığı verilerine göre Düzce, ihracatını en çok artıran iller arasında yer alıyor. Bu başarıyı hangi faktörlere bağlıyorsunuz?

Aynı zamanda Düzce, Türkiye ihracat sıralamasında da 19. şehir olarak yer alıyor. 30 büyük şehir olduğunu da düşünürsek ve Düzce’nin lojistik avantajını ve dinamik nüfus yapısını da hesaba katarsak Düzce sanayi üretimi açısından bir cazibe merkezi. Üretilen ürünlerin büyük bir kısmı otomotiv ve savunma sanayii gibi ihracatı yapılan ürünler. Aslında bu firmaların büyük bir kısmının merkezi de İstanbul’da bu nedenle üretimden ihracata giden ürünler verilere tam olarak yansımıyor. İhracatımız bu anlamda açıklanan rakamlardan daha fazla. Özellikle İstanbul’a yakın bir konumdan bulunan Gümüşova Sanayi bölgesi ve merkezdeki OSB’ler ürettikleri katma değere sahip ürünlerle şehrimizi geliştirmeye ve ihracata katkı sunmaya devam ediyor.

Son olarak eklemek istedikleriniz neler?

Öncelikle şunu belirteyim; biz şehrimizi çok seviyoruz ve her bir köşesi bizler için çok kıymetli. Düzce göç ile büyüyen bir şehir olduğu için farklı kültürler huzur ve refah içinde bir arada yaşıyor. Düzce’deki her bir hemşerimizin refahı ve mutluluğu bizler için çok değerli. Bizler de siyasetçiler olarak bu artan talebe karşı eğitim, sağlık ve ulaşım yatırımları gibi ihtiyaçları karşılamak için merkezi hükümetten destekleri şehrimize getirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Bir örnek vermek istiyorum; son 2 yılda Akçakoca’ya yaklaşık on milyar TL yatırım gelmiş. Bu doğrultuda hastane ve kavşağını yeniledik; şimdi çevre yolu ihalesi de yapılıyor. İki okul ve bir tane yurt projeleri de var Akçakoca için. Bu yatırımlar Düzce’nin her yerinde devam ediyor, merkezde de keza öyle. Düzce Belediyesi’nin çalışmalarıyla da şehri bundan 50 yıl sonrasına hazırlıyoruz. Örneğin su altyapısı tamamen değişiyor. Belediye başkanımız bu konuda son derece vizyoner bir bakış açısına sahip; 50 yıl sonrası için hazırlık yapıyor. Keza yollarımızı da geliştirirken aynı mantıkla çalışıyoruz. Kısacası Düzce’de siyasiler, yöneticiler, belediye başkanları ve millet vekilleri olarak bir uyum içinde çalışıyoruz. Bu uyum sokağa da yansıyor, yatırımlara da yansıyor. Şehrimizin herhangi bir ihtiyacı için bakanlıklardan destek alma noktasında her zaman başarılı sonuçlar elde ettik. Bu anlamada başta Çevre ve Şehircilik Bakanımız, olmak üzere tüm bakanlarımıza teşekkürlerimi sunuyorum.

Şehrimiz tarım alanında da önemli birkaç hamle yaptı. Tarımsal üretimde ağırlık fındıkta ama genel anlamda tarımsal üretimde de önemli bir yere sahibiz; çünkü Düzce bereketli bir ova. Bizde üretilen ürünler taban suyu ile sulanıyor. Özellikle son birkaç yılda gençlerin ve kadınların tarım üretimine ciddi bir katkısı oldu. Bugün alternatif ürünler dediğimiz aronya ve yaban mersini gibi ürünler de artık Düzce’de üretiliyor. Yani yeni nesil tarımda da bir cazibe merkezi Düzce; bu anlamda Tarım İl Müdürümüz’ün de ciddi katkıları var. Uluslararası kuruluşlar ve FAO bölgemiz ile yakından ilgileniyor; özelikle bu bölgeye has markalaşmış balımız da öne çıkıyor. Düzce’nin sadece tarım ve sanayide değil tüm alanlarda başarılı olması için büyük bir aşkla çalışıyoruz. Düzce sevdamız ve el birliği ile çalışmamız işlerimizi bereketlendiriyor. Emeği geçen tüm üreticilere, sanayicilere, yöneticilere ve herkese teşekkür ediyorum. Onların desteğiyle şehir adım adım büyüyor. Sizlere de bu güzel söyleşi için ayrıca teşekkür ediyorum.

 

 

 

 

 

e-dergi için tıklayın

EN ÇOK OKUNANLAR