Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tUzay Aracı Projesi’ne ilişkin TÜBİTAK UZAY OPMER’de düzenlenen ‘Ay Araştırma Programı Basın Toplantısı’ sonrası Ay Uzay Aracı’nın önünde açıklamalarda bulundu.
Milli Uzay Programı’nın en önemli hedeflerinden birinin kendi imkanlarıyla geliştirdiği, ürettiği bir uzay aracıyla Ay’a erişmek olduğunu vurgulayan Kacır, “Türkiye inşallah bu görevi başarıyla tamamladığında, Ay’a erişmeyi başaran 9 ülkeden biri olacak. Aynı zamanda bu misyonu icra eden ilk Müslüman ülke olacak. Bayrağında hilali taşıyan bir ülke olarak Ay’a erişmenin iftiharını inşallah Türk milleti güçlü şekilde yaşayacak” diye konuştu. “Bu başarı yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla gerçekleştirdiğimiz, ürettiğimiz bir derin uzay aracını Türk milletine kazandırmamızı beraberinde getirmiş olacak” diyen Kacır, fırlatmanın ABD’deki Kennedy Uzay Merkezi’nden 2027’nin ilk aylarında gerçekleşmesinin hedeflendiğini söyledi. Kacır, “Uzay yarışında Türkiye olarak çok daha güçlü şekilde var olacağız” şeklinde konuştu.
Kacır, konuşmasına şöyle devam etti:
“Ay Araştırma Programımızda önemli bir eşiği geride bırakıyoruz. Ay’a erişmek üzere üretim, montaj ve entegrasyon faaliyetlerini tamamladığımız Uzay Aracımızı, sistem seviyesi çevresel testlerinin gerçekleştirilmesi için TUSAŞ bünyesindeki Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezi’mize uğurluyoruz. Türkiye’nin ilk derin uzay görevine uzanan yolculuğumuzda attığımız bu adımın ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyorum. Teknolojide yaşanan paradigma değişimlerinin ülkemiz için stratejik avantajlar sunduğu anlayışı ile hareket ederek “Kritik teknolojilerde tam bağımsız Türkiye” hedefine adım adım ilerliyoruz. Bu anlayışın ilk örneğini savunma sanayiinde sergiledik.
İnsansız hava araçlarının muharebe sahasında oluşturacağı dönüşümü erkenden gördük; kendi platformlarımızı ve kritik teknolojilerimizi geliştirerek ülkemizi insansız hava araçlarında dünyada öncü konuma taşıdık. Ülkemiz için benzer bir fırsat penceresi uzay teknolojilerinde mevcut. Son 20 yılda fırlatma maliyetlerinde yaşanan hızlı düşüş, uzay çalışmalarını birkaç ülkenin tekelinden çıkardı. Uzay; artık daha fazla ülkenin söz sahibi olabildiği, tarımdan sağlığa, haberleşmeden bilgi teknolojilerine farklı alanlarda yeni çözümlerin geliştirildiği ve hızla yaygınlaştığı bir sahaya dönüştü. Uzay bugün; bilimsel keşiflerin yanı sıra teknolojik üstünlüğün, ekonomik rekabetin ve stratejik bağımsızlığın da en önemli mücadele alanlarından biri hâline geldi.”